Taha Akyol: Şartların heyelan gibi değiştiği devirler

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Hanioğlu, Mustafa Kemal’in laik Türk milliyetçiliğini daha öğrencilikte benimsediğini, bütün ömrünce devam ettiğini ama siyasi aksiyonun ve konuşmalarının şartlara göre cereyan ettiğini belirtiyor:

İstiklal Harbi koşulları Mustafa Kemal’in İslamcı gibi konuşan bir Garpçı, Müslüman milliyetçisi tezleri savunan bir Türkçü, monarşinin devamını sağlamaya çalışan bir cumhuriyetçi, ulusal egemenliği yücelten bir seçkinci şeklinde davranmasına ve konuşmasına neden olmuştur… Bolşeviklerle Hint Müslümanlarının destek ve yardımlarıyla yürütülen bir mücadelenin önderi olması onu, söylem dünyasında sosyalist ve hilafetçi kimliğiyle hareket etme mecburiyetinde bırakmıştır.” (S. 329-330)

Enver Paşa da şartlara göre “pozitivist, bilimci, din savunucusu, seçkinci, halkçı” konuşurdu. (s. 214)

Şartların heyelan gibi değiştiği devirlerdi çünkü… Amacını başaran ise, Atatürk oldu.

Bütün ömrünce kuvvetler birliğini savunduğunu da belirtmek lazım.

Hanioğlu‘nun kitabı, dengi henüz yapılmamış son derece kapsamlı bir araştırma. Abdülhamit, İttihat ve Terakki, Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in devrimler dönemini sebepler-sonuçlar silsilesi halinde anlamak için mutlaka okunması gereken bir eser.

Taha Akyol’un yazısı