Taha Akyol: Kuvvetler ayrılığı ilkesini ince detaylarda düşünmek Türkiye için lüks mü?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İktidarın ilk on yılında Başbakan Erdoğan’ın hükümet programlarında “Kopenhag kriterleri”ne atıflar yapılıyordu. İkinci on yılda, içeriği belirsiz, dolayısıyla keyfi “Ankara kriterleri” hakim oldu.

Dün Bakan Gürlek; Selahattin Demirtaş ve Ahmet Özel’in “Çerçeve Kanunu”nun kapsamı dışında olduğunu söyledi.

Kuvvetler ayrılığı hassasiyeti olan bir Adalet Bakanı, kanun maddeleriyle konuşmalı… Bakan, hakimlerin başında Demokles’in kılıcı gibi dolaşan HSK’nın da başkanıdır. Kimin kapsam dışı veya içi olduğuna yargı karar verecek. Bakan ön kanaat açıklamaktan sakınmalıdır.

Kuvvetler ayrılığı ilkesini bu kadar ince detaylarda düşünmek Türkiye için lüks mü?

AİHM kararlarında Cumhurbaşkanı’nın kişiler hakkında yaptığı suçlayıcı konuşmalarına yer veriliyor. Yürütme organı kişiler hakkında suç ve ceza konuşmaları yapmamalı. Evrensel hukukta böyle. Ama bizde, evet, maalesef lüks!

Taha Akyol’un yazısı