Taha Akyol: 'Ana muhalefet krizi'

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Sorun, bir partinin lehinde veya aleyhinde olmasının ötesinde, demokrasimizin saplandığı “ana muhalefet krizi”dir.

Krizin temelinde yargının “âdil hakem” görevini yapmaması veya yapamaması vardır. Partili Cumhurbaşkanının “yargı üzerinde güçlü etkisi” uluslararası hukuk belgelerine geçmiş bir gerçektir. Hakim ve savcıların tayininde, terfiinde ve rütbe tenzilinde kadir-i mutlak yetkisi olan HSK üyelerini de partili Cumhurbaşkanı ile iktidarın Meclis grubu belirliyor.

Bu yüzden zaten yeterince güven duyulmayan yargı, bir de bağımsız hukuk çevrelerinde şiddetle eleştirilen “mutlak butlan” kararını verince CHP’nin içi, planlandığı şekilde karıştı.

Yapılan, “silkeleme”nin ötesinde, ana muhalefetin boğazını sıkmaktır.

CHP tabanının, örgütlerinin, milletvekillerinin ve delegelerin büyük çoğunluğu “Değişim”i yani Özgür Özel ve arkadaşlarını destekliyor. Dünkü grup toplantısı bunu gösterdi. İki taraf arasında fevkalade çirkin fiili çatışmalar çıkabilirdi. Kılıçdaroğlu doğru bir kararla, ısrarından vazgeçti, kendi toplantısını parti genel merkezinde yaptı.

Kılıçdaroğlu yargı kararlarının kendisine verdiği “resmi” gücün, toplumsal karşılığının olmadığını görmelidir.

Yeni seçilecek Parti Meclisinin terkibinde uzlaşarak Kılıçdaroğlu’nun da kabulüyle “Temmuz içinde olağanüstü kurultay” kararı alınmalıdır. Bu, hem Türkiye’yi bu krizden kurtarır hem Kılıçdaroğlu’nun 13 yıllık mücadelesine uygun bir davranış olur.

Taha Akyol’un yazısı