Planları ayağına dolaşan ABD, İran’ın sivil alt yapısını, enerji tesislerini bombalayarak İran’a diz çöktürmeye çalışıyor. Ancak tüm gelişmeler; ABD, Körfez’deki müttefikleri ve Avrupa’nın her geçen gün yeni ekonomik, askeri ve siyasi sorunlarla muhatap olacağına işaret etmektedir. Trump’ın Kasım’da yapılacak ara seçimlerde büyük bir yenilgi yaşamaması için şapkadan tavşan çıkarması gerekir.
Öyle görünüyor ki, bölge ülkeleri çıkış için kendi aralarında yeni ittifaklar oluşturmak zorundalar. Türkiye’nin, Suudi Arabistan’ın, Mısır’ın, Pakistan’ın, İran’ın son zamanda bu yönlü çabalarına tanık olmaktayız. İran, hafta başında Körfez Ülkeleri ile toplantı yapmayı teklif etti. Bu teklifi kabul edilmişti, ancak son gelişmelerden dolayı Suudi Arabistan ertelenmesini isteyerek toplantıyı sabote etti. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan geçen ay “Mekke Paktı” diye bir oluşuma gittiler.
Bu ittifakın Suudi-Husi savaşında askeri bir rol almamış olması tümüyle işlevsiz olacağı anlamına gelmez. Nasıl bir işlev göreceği, nereye evrileceği orta vadede belli olacaktır. Bölgenin etkin ülkelerinin, bu alt üst oluş sürecinde etkinliklerini arttırmak için doğan boşluk ve imkanları kullanma çabalarının artacağı bir dönemdeyiz.
Bölge ülkelerinin önünde iki yol var: Ya kendi iç sorunlarını demokratik yöntemlerle çözüp birlikte hareket etme zemini oluşturarak bölgenin zenginliklerini halklarının yararına kullanacaklar, ya da bir kez daha emperyalist güçlerin paylaşım kavgasının kurbanı olacaklar. İlkinin gerçekleşmesi için bölge halklarının ve toplumsal dinamiklerin demokrasi mücadelesini yükseltmesi gerekmektedir.
Bölgede yaşanan son gelişmeler, bu mücadele imkânlarını artırırken aynı zamanda halkların geleceğinin güvencesi adına bu adımları zorunlu kılmaktadır.