Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Eğitim sistemini her yıl sil baştan değiştiren, ‘dindar, kindar’ bir gençlik yetiştirmeyi amaçlayan, 4 artı 4 artı 4’lerle, MESEM’lerle, proje okullarıyla ÇEDES’lerle gençliğin geleceğini çalmak isteyen Erdoğan iktidarı bu kez gençlik duvarına çarptı. Öğretmeni, velisi, eski-yeni mezunu, öğrencisi ile okullarda büyük bir duvara tosladı.
Herkes biliyor ki gençleri harekete geçiren, sokaklarda, okul bahçelerinde, yurtlarda isyana teşvik eden onların gelecek endişesi. Hak ve hukukun olmayışı… Emek verip yıllarca okuduktan sonra alacakları diplomaların hiçbir güvencesinin olmaması… Anne babalarının yıllarca verdiği emeklerin boşa gitmesinin bir kişinin ağzından çıkacak söze bağlı olması… Sermayeye ara eleman yetiştirme amacıyla kurulan sömürü çarkı MESEM’lerde hayatlarının heba edilmesi…
Şimdi de eylemlere katıldıkları iddiası ile üniversite öğrencilerinin devlet yurtlarından atılması, eşyalarını toplamalarına bile fırsat verilmeden, çöp poşetlerine doldurulan eşyaların gençlerin ellerine tutuşturulması gündemde. Ama gençler hiçbir baskıya boyun eğmeye niyetli değil. Bir tutuklama ya da gözaltı ile görüşlerini yüzde yüz değiştiren ‘gazeteci’ ya da ‘siyasetçi’ler gibi de değil gençlik. Bunu bayramı da tutuklu geçiren gençlerin çıktıklarında verdikleri mesajlardan, içeriden gönderdikleri mektuplardan görüyoruz.