İslami bankalar topladıkları mevduatı konvansiyonel bankalarda olduğu gibi faizle kredi olarak kullandırmazlar. Yatırıma dönüştürürler paralarını.
Yatırım kâr ederse, kâr, projeyi yöneten emekle sermayedar arasında paylaşılır. Zarar ederse zarar paylaşılır.
Yine İslam’da yatırımdan kazanılan para tekel ya da kartel yoluyla elde edilmişse makbul değildir. Yani İslam aşırı kârı da kabul etmez.
O hâlde İslami bankanın batması sözkonusu olamaz. Ancak bu türden banka hırsızlık olursa batar.
Böyle bir durumdan da bağımsız kurumların haberinin olmaması mümkün değil. Çünkü günlük denetim var bankacılık sisteminde.
Bağımsız kurum, her gün bütün bankaların işlemlerini, aktif ve pasif vaziyetlerini inceliyor.
Anlayacağınız İslami bankayı batırmak isteyenler aslında İslam etiğiyle problem yaşıyorlar.