Mevcut koşullarda yüksek faiz, enflasyonu önleyen bir araç olamıyor. Talep faizlere duyarsız kalıyor. Hatta yüksek faiz enflasyonu çoğaltan bir hâle dönüşüyor. O hâlde talebi kısmak için döviz kurlarının rekabetçi hâle gelmesi gerekiyor. Bu nedenle reel faizlerin sıfıra yakın olması şart. Bu durumda sıcak para akımı azalacağından para arzının hızlı artışı da duracağı için enflasyonist baskıyı azaltmanın ancak mümkün olabileceğini söyleyebiliriz.
Gelelim Merkez Bankası’nın aldığı kararlara… Merkez, dün faiz koridorunu değiştirmedi. Sadece politika faizi olan bir haftalık repo faiz oranlarını 0,75 puan azaltarak yüzde 9,5’tan yüzde 8,75’e geriletti. Fakat bunun piyasalarda pek fazla etkisi olacağını söyleyemeyiz.
Bir de hatırlatalım, Türk parası yıl başından mayıs ayı sonuna kadar, yaklaşık yüzde 10 oranında değerlendi. Bu değerlenme devam ederse döviz kurları rekabetçi olmaktan çıkacak. Dış ticarete konu olan mal üretimi azalacak. Lüks tüketim hızla artacak. O hâlde Merkez’in Türk parasının daha fazla değerlenmesine izin vermemesi gerekiyor. Anlayacağınız, Irak ve IŞİD riski nedeniyle Merkez gerekeni yapamadı. Bu riskler kalktığında, rekabetçi kura, ulaşmak için gerekli faiz indirimi adımlarının atılacağını düşünüyoruz.