2002 seçim propagandalarında hep simit örneği verilmişti. Ve asgari ücretle beş kişilik ailenin bir ayda simitle bile karnını doyuramadığı AKP temsilcileri tarafından meydanlarda sürekli işlendi. Ve bu söylem seçmenlerce benimsenmişti.
Ama şimdi görüyoruz ki asgari ücret mukayesesine Maliye Bakanı simit koyamamış.
Koyamamış çünkü 2002’de bir adet simit bugünkü parayla 20 kuruştan satılıyordu. Ve 2002’deki 184 liralık net asgari ücretle 920 tane simit alınabiliyordu. Oysa şimdi simit 1,5 liraya satılıyor. Ve 891 liralık net asgari ücret ile ancak 594 tane simit alınabiliyor.
Yani net asgari ücretle alınabilen simit sayısı 12 yılda 326 adet azaldı.
Yine 2002’de en düşük memur maaşıyla 1960 adet simit alınırken şimdi 2025 liralık en düşük memur maaşıyla ancak 1350 tane simit alınabiliyor.
Memurun simit endeksine göre alım gücü azalmış.
Yani beş kişilik memur ailesi 2002’de günde 5,3 simit alabilirken şimdi günde ancak 3,6 simit alabiliyor. Yani iki çocuk aç kaldı son on iki yılda.
2002’de bir adet Cumhuriyet Altını 86 liraydı. Ve 184 lira tutarındaki net asgari ücretle 2,1 adet Cumhuriyet Altını alınabiliyordu.
Şimdi 891 liralık net asgari ücret ile 580 lira olan Cumhuriyet Altını’ndan ancak 1,5 adet alınabiliyor. Yine en düşük memur maaşıyla 2002’de 4,5 Cumhuriyet Altını alınabilirken şimdi ancak 3,5 Cumhuriyet Altını alınabiliyor.
Anlayacağınız nihai tüketim malları ve enflasyona karşı koruyucu mallar dikkate alındığında ücretlinin durumu iyileşeceğine kötüye gitmiş son on iki yılda. İşte böyle.