Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, dünyaca ünlü müzik grubu Radiohead için ‘Velvet Indieground Records’ isimli mekanda düzenlenen etkinliğe “Ramazan’da içki içiliyor” gerekçesiyle düzenlenen saldırıyı ‘IŞİD kafası’ diye niteledi.

NTV yayınında soruları yanıtlayan Kurtulmuş, konuyla ilgili “Son derece çirkin bir saldırıdır. Oruç tahammüldür. Bu maalesef tam bir IŞİD kafasıdır, Türkiye’ye yakışmayan bir görüntüdür” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, saldırıyı ‘mahallelinin tepkisi’ diye nitelendirmiş, “Oruç tutmayanlara saldırı efsanesi üretmek isteyenler, açık söylüyorum art niyetlidir, kötü niyetlidir” demişti.
İktidara yakın medya, Kabataş’a ‘bağlamıştı’
İktidara yakın medya ise, ‘alkol tüketimi’ iddialarının ‘yalan’ olduğuna hükmedip, olayı ‘taciz’ iddiası üzerinden değerlendirmiş, son olarak Star gazetesi, ‘Kabataş yalanı’na benzer bir şekilde, Z.B. isimli bir kadının plakçı önünde duran kişilerin geçerken kendisine ‘kara böcek’ diye hakaret ettiklerini ve çocuk arabasını ayağıyla ittirdiklerini öne sürmüştü.
Ne olmuştu?
Cihangir’de dünyaca ünlü müzik grubu Radiohead için ‘Velvet Indieground Records’ isimli mekanda düzenlenen etkinliğe “Ramazan’da alkol tüketiliyor” gerekçesiyle bir saldırı düzenlendiği, o esnada şans eseri Periscope yayınıyla baştan sona görüntülenmişti. Saldırganların mekanın içinde “Sizi içeride yakarız”, “Kapat burayı kapat. Ramazanda utanmıyor musunuz lan! Seni öldürürüm!” dediği duyuluyordu.
Ancak adliyede ifade veren üç şüpheliden biri, görüntülerde bu iddiayı destekleyecek tek bir an olmamasına rağmen olayların aslında eşi ve çocuğuna laf atıldığı için başladığını ileri sürmüştü.
İktidara yakın medya, Kabataş ‘yalan’ını akıllara getiren bu iddianın adeta ‘üzerine atladı’. Birçok gazete, Cihangir saldırısının bir provokasyon olduğunu, Gezi eylemlerinin alevlendirilmek istendiğini,‘alkol tüketimi’ iddialarının ‘yalan’ olduğuna hükmedip olayı sadece‘taciz’ iddiası üzerinden değerlendirmeye başladı.
Öte yandan plakçının sahibi Seogu Lee, iddiaları reddederek, Facebook hesabı üzerinden şunları yazmıştı: “O haydutların ‘açıklamalarına’ çok sinirlendim. Dışarıda ne olduğunu tam olarak bilmiyordum. Ama o müziksever insanları hayatım boyunca gördüm, hayal edebileceğiniz en barışçıl insanlar. Eğer varsa bütün suçları o güzel müzik etkinliğini tecrübe ettikleri için mutlu olmalarıydı. Bu insanların görüntüsünden dolayı herhangi birini aşağılayabileceklerini hayal dahi edemiyorum. En önemlisi, bütün o süre boyu dışarıda olan bir tanığım var. İhtiyaç olursa şahitlik yapabilir. Gerçeği söylüyor olsalar, neden içeri gelip beni darp ederek dışarı çıkardılar? İçerip girip durumu şikayet edip polisi aramak yerine… Bu daha medeni bir yol değil mi?”