İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Afrin’e yönelik harekatın ‘Ortadoğu politikalarındaki yanlış adımlar’ veya ‘insanlığın geldiği nokta” gibi ifadelerle sulandırılmaması gerektiğini söyledi: “Bunlar kokuşmuş ifadeler.”

İstanbul’daki bir etkinlikte konuyan Soylu, dün Suriye’nin Atme kasabasındaki sığınmacı kampına yönelik üç kişinin hayatını kaybettiği, 15 kişinin yaralandığı roketli saldırıya değindi: “Birileri PYD’nin terör örgütü olduğuna ikna olmamış veyahut da elinde istihbarat yokmuş. Hani birileri beş bin TIR silahı DEAŞ ile savaşmak için vermiş de Türkiye’nin endişe etmesine gerek yokmuş. Hani birileri güya sivil kayıplar konusunda endişeliymiş de Türkiye’de itidal çağrısında bulunuyormuş. Kafalarında hangi soru varsa cevabı işte dünkü Atme saldırısındadır.”
Soylu şöyle devam etti: “Hiç kimse bu meseleyi ‘insanlığın geldiği nokta’ veya ‘efendim Ortadoğu politikalarındaki yanlış adımlar’ gibi kokuşmuş ifadelerle sulandırmaya çalışmasın. Kimin ne olduğu ne yaptığı gayet açıktır, nettir. Silahı veren bellidir, silahı kullanan bellidir. Silahın kime doğrultulduğu bellidir. PYD teröristtir, PKK ile de aynıdır. Amerika bu terör örgütlerine silah temin ve hibe etmiştir.”
Bir gün önce de çanta bırakmış
İçişleri bakanı, geçen akşam Ankara’daki Çukurambar Vergi Dairesi’nde meydana gelen patlamaya da değindi.
Üç kişinin yaralandığı patlamaya, ilk belirlemelere göre kazan dairesindeki gaz sıkışmasının neden olduğu belirtilmişti. Daha sonra valilikten yapılan açıklamada, bir kişinin çantayla vergi dairesi girişine bomba koyduğu söylenmişti.
Soylu şunları söyledi: “Yaptığımız tetkiklerde hafif bir barut kokusu alındı. Acaba bu bir eylem olabilir mi diye tetkik ettiler. Kamerada bir şahıs görünüyor, bir çantayı direkt dibine bırakıyor. Çantanın patlama anını izlediler. Baktılar ki bu bir kazan dairesi patlaması değil, bombalı eylem. Sonra oradan hareket ettiler, olay akşam 8 gibi gerçekleşti. Sabah saat 04.00’de Osmaniye girişinde adamı yakaladılar. İlgili 19 kişiyi de yakaladılar. Burada önemli olan şu; bu çanta oraya bırakıldı. Bir özel güvenlik arkadaşımız kameraları izliyor. Bunu atlamış. Sadece o dakika mı atlamış, hayır. Aynı adam bir gün önce yine aynı saatte çantayı bırakıyor. İki saat patlamasını bekliyor, çanta patlamıyor. Çantayı tekrar alıyor ve oradan gidiyor. Bizim özel güvenlik arkadaşımızın bunu kameradan takip etmesi lazım. Bu yaptığınız o kadar önemli ki. O kadar önemsiyoruz ki. AVM’den hastanelere kadar, okullardan statlara kadar bilmenizi istiyorum yaptığınız iş bizim için vazgeçilmez bir iş.”