Manisa’nın Soma ilçesindeki katliamda hayatını kaybeden 301 madencinin ailelerinin açtığı manevi tazminat davasının temyiz duruşmasında Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’nin avukatı, “Davayı açanlar hayallerinin bile üstünde bir rakam istediler” savunması yaptı.

Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu’nun (TKİ) da katıldığı davada Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. avukatı Kadir Çekin, yargılama sürecinde bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu öne sürerek, şirketin kesin tespit yapılmadan olaydan şirketin sorumlu tutulduğunu savundu.
‘Hayallerinin bile üstünde bir rakam istediler’
Ailelere ödenen tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu savunan Çekin, “Davayı açanlar, harç falan da yatırmadıkları için hayallerinin bile üstünde bir rakam istediler ve mahkeme bu rakamlara hükmetti. Deliller bile toplanmadan karar verildi. Bu yönüyle bile yerel mahkeme kararlarının bozulması gerekir” diye konuştu.
‘Trilyonluk evlerde oturanlar bu miktara fazla diyemez’
İşçi ailelerinin avukatlarından İsmet Erkul ise, davalıların sorumluluktan kaçmaya çalıştığını belirterek, “Biz 150 bin lira manevi tazminat talep ettik, mahkeme 125 bin lira verdi. Bir evlada, bir evin yarısı kadar para bırakıldı. Patronları milyonluk arabaya binen, trilyonluk evlerde oturanlar bu miktara fazla diyemez” dedi.
Soma’da hayatını kaybeden madenci yakınlarının açtığı davaya bakan Soma İş Mahkemesi, katliamda yaşamını yitiren işçilerin anne, baba, kardeş ve eşlerine 25 bin lira ile 125 bin lira arasında değişen miktarlarda manevi tazminat verilmesine hükmetmişti.
Temyiz edilen yerel mahkeme kararlarından 14’ünün temyiz istemini duruşmalı inceleyen Yargıtay 21’nci Hukuk Dairesi kararını önümüzdeki günlerde verecek.
Ne olmuştu?
İki yıl önce Soma’da 13 Mayıs’taki maden faciasında, 301 madenci hayatını kaybetti. Faciadan sonra başlatılan adli süreçte, aralarında Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Genel Müdür Ramazan Doğru ve İşletme Müdürü Akın Çelik’in de aralarında bulunduğu sekiz kişi tutuklandı.
Facianın yıldönümüne iki ay kala 2 Mart 2015 tarihinde iddianame Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. İddianamede, tutuklu sekiz kişi için, ‘olası kastla öldürme’ suçundan 301 kez 20-25 yıl, ‘neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama’ suçundan 162 kez 2-6 yıl hapis cezası istedi.
Tutuksuz 38 zanlı için de, ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan iki ila 15 yıl hapisle cezalandırılmaları istendi. Geçen 25 Aralık’taki duruşmada da tutuklu sanıklardan maden mühendisleri Hilmi Kazık ve Yasin Kurnaz, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Şubat ayında facianın yaşandığı ocakta yapılan bilirkişi incelemesinin raporu tamamlanamadı. İlk olarak heyete üç ay süre veren mahkeme, ardından süreyi altı aya çıkartıp ağustos ayına kadar uzattı. Heyet, kapsamlı olan raporunu bu süre içerisinde de hazırlayamadı.
Davanın bilirkişi raporu Ağustos ayında hazırlandı. Raporda Can Gürkan’ın sorumluluğunun bulunduğunu belirten bilirkişi uzmanları,“Yaşanan olayın bir faciaya dönüşmesi önlenebilirdi” dedi.
Tutuklu altı kişi kaldı
Tutuklu altı sanık şöyle: Can Gürkan, Ramazan Doğru, Akın Çelik, Maden Mühendisi, İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı, maden mühendisi Ertan Ersoy ve emniyet teknikeri Mehmet Ali Günay Çelik.
Tutuksuz yargılanan 40 sanık ise maden mühendisleri: Yasin Kurnaz, Hilmi Kazık, Yalçın Erdoğan, Harun Güneş, Fuat Ünal Aydın, emniyet teknikerleri Ergün Yılmaz, Coşkun Derici, Necati Karadeniz ve Harun Yılmaz, Erdem Cambaz, Serkan Kocaman, Soner Günay, Ümit Şahin, Nazmicem Nesemioğulları, Hüseyin Alkan, Adem Ormanoğlu, Burhan Karabaş, Sertaç Büyükgüney, Nimetullah Uğurlu, Efkan Kurt, Mehmet Bayri, Sertan Günay, Batuhan Ünlüyol, Ozan Sezer, Erdoğan Cinoğlu, Halil Sarı, Serhat Dinç, Saltuk Alp Demir, Uğur Karabulut, Serdar Günay, Mehmet Uçgun, Ömer Değirmenci, Fahri Pançar, Olcay Erşin, Mehmet Avcı, Halil Burhan, Hüseyin Ergin, Hilmi Karakoç, Mehmet Erez ve Caner Uysal.