Biraz da bu nedenle, ABD ile ilişkilerinin madalyonunun öteki yüzünde Trump’ın bunun karşılığında Türkiye’den istediklerini alma konusunda hayli ısrarlı ve kararlı davranacağından emin olabiliriz.
Basın toplantısında Ortadoğu ve IŞİD ile mücadele bahislerinde bile Türkiye’den söz etme gereği duymayan Tillerson’ın ve Trump’ın Rusya ile Türkiye arasında ilerler gibi gözüken samimiyetten de pek rahatsız olmadıkları anlaşılıyor.
Amerikan diplomasisi bu ilişkinin daha çok Rusya’nın dikte ettiği koşullarda süregeldiğini düşünüyor ve Ankara’nın elinin çok da güçlü olmadığına hükmetmiş gibi.
Bu nedenle Türkiye-ABD ilişkileri giderek daha az eşitlikçi bir şekilde gelişecektir.