Vezneciler’deki hunharlığı yapanlar, ki PKK ya da bağlantılı TAK olduğunu varsayabiliriz, eylem gününü herhalde tesadüfen seçmediler.
Malum, geçen sene 7 Haziran’da Türkiye siyasetini canlandıracak, demokrasinin farklı bir yöne ilerlemesine fırsat tanıyacak bir imkân, seçmen iradesi sonucu yakalanmıştı. O öykü olması gerekenden ya da beklenenden değişik ve hazin şekilde sonuçlandı.
7 Haziran sonrasında yaşananlar Cumhuriyet’in kuruluşundan beri halledilememiş Kürt meselesinin siyaset alanı içinde çözüme ulaştırılması için belirmiş, belki de son fırsatı yeni ve amansız bir şiddet dalgasına gömdü.
PKK da bunu özel olarak arzu etti. Bu nedenle seçim sonuçlarını tatminkâr bulmayan siyasi aktörler gibi o seçimin temel mesajını yadsıdı. Kazanamayacağı ve sonunda Güneydoğu illerindeki Kürtlere ağır bir bedel ödeten kalkışmasını başlattı. Her taraftan baskı altında tutulan siyaset imkânlarının daha da kısıtlanmasını kolaylaştırdı.
Geçen yıl seçimlerle ortaya çıkan bu umut anının yıldönümünde böylesi bir terör eyleminin gerçekleşmesi ülkedeki, yoğunluğu giderek artan şiddet ortamını da fena halde besleyecektir.
Eylemin bir Ramazan günü İstanbul’da gerçekleştirilmesi 7 Haziran sonrasında siyasetin devre dışı bırakılması, kucaklayıcı siyaset projelerinin çuvallaması için gayret edenlerin yollarında devam edeceklerini gösterdi.