Şeyhmus Diken: Kürtler de Ortadoğu'nun 'lanetlileri' haline dönüştürüldü maalesef

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yetimlik; biyolojik olarak babadan mahrum kalmaktır. Evet bir anlamıyla ‘eril’ bir sahipsizliği ifade eder yetim olma hâli. Sonuçta Doğu toplumları ana’yı yok saymadan ‘baba’ bir anlamıyla aileyi ayakta tutan olarak kabul görür.

Bugünün dünyasında ‘yetim’ babasızlık dışında bir nevi sahipsiz-kimsesizliktir. İşte o kimsesizlerin kendilerine dayatılan kirletilmiş dünyanın haline karşı birbirleriyle, kendi gibi olanlarla bir olup güçlü bir kendi kimseliğinin çığlıksal varoluşuna ihtiyaçları var ve bunun farkındalar da sanki.

Çok yazıldı, çok da konuşuldu. Adına ‘Kürt meselesi’ denilen milli ‘mesele’ orta yerde mevcut haliyle olanca çözümsüzlüğünü sürdürdükçe de daha çok yazılır ve konuşulur.

Fanon “yeryüzünün lanetlileri” kavramını kullanmıştı ya Cezayir’de ünlü kült kitabında. Kürtler de Ortadoğu’nun ‘lanetlileri’ haline dönüştürüldü maalesef. Her bir parçası bir ‘yaban’ın elinde ve hoyratça; dili, kültürü, kimliği hakkı-hukuku gaspedilen bölünmüş bir halk tezahürü ile…

Yine Frantz Fanon ‘Siyah Deri Beyaz Maskeler’ kitabında çok somut bir soru sorar: “İnsan ne istiyor? Siyah insan ne istiyor?” Şimdi bunu bugüne güncellediğimizde; ‘Kürt insanı, sahi ne istiyor ki!’ sorusu orta yerde duruyor. Yanıtı ayan beyan olsa da, kendini saf’a vuranın ilk sorusudur bu. Hâlbuki tek cümledir: Kendinize ne istiyorsanız onu…

Şeyhmus Diken’in yazısı