Ekonomilerde “referans” ürünler vardır. ABD’de hamburger, Meksika’da tortilla, Japonya’da ramen, İtalya’da espresso… Türkiye’de ise bu tür ürünlerden biri de dönerdir.
Dönerflasyon. Eskiden iyi döner daha “ulaşılabilir”di. Öğrencisinden çalışanına kadar geniş bir kesimin öğle yemeğiydi. Bugün ise daha az ulaşılabilir hale geldi. İstanbul’daki bilinen dönercilerin fiyatlarına baktım; dürüm ya da ekmek arası 100 gram et dönerin fiyatı 450 ila 700 lira arasında değişiyor. Elbette daha düşük ya da daha yüksek fiyatlar da var; ancak benim tercih ettiğim yerlerde tablo bu.
Elbette dönercilerin fiyat artışını sadece fırsatçılıkla açıklamak doğru olmaz. Ana girdi olan et fiyatlarındaki artış, enerji maliyetleri, ücretler ve kiralar doğrudan fiyatlara yansıyor. Ayrıca büyük işletmelerin ölçek ekonomisi sayesinde girdileri daha ucuza temin edebilmesi, kira farkları gibi unsurlar da fiyat yapısını etkiliyor.
Sorun sadece maliyet artışı değil. Döner örneğinde asıl mesele, fiyatlama davranışının bozulması. Artık sadece fiyatlar değil, miktarlar da belirsiz.