Servet Yıldırım: Beklenen bu döngü darbe aldı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ama olmadı, sabırsızlıkla beklenen bu döngü darbe aldı. Önce İran savaşı kaynaklı enerji şoku süreci aksattı. Tam bir denge oluştu derken bu defa da CHP kurultayına ilişkin “mutlak butlan” kararının ardından oluşan siyasi belirsizlik, piyasalarda oluşan bu kırılgan dengeyi yeniden bozdu. İlk fiyatlamaların ardından piyasa artık faiz indirimi değil, yeniden sıkılaşma ihtimalini konuşmaya başladı.

Hükümet cephesi ise piyasaya güven vermeye çalışıyor. Cevdet Yılmaz, ekonomi programının kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayarak “gündelik gelişmelerin etkileri geçici” mesajı verdi. Yılmaz’ın açıklamalarında özellikle üretim ekonomisine yapılan vurgu dikkat çekiciydi. İmalatçı ve sanayiciler için kurumlar vergisinin yüzde 12,5’e indirilmesini “stratejik tercih” olarak tanımlaması, hükümetin büyüme tarafını tamamen gözden çıkarmak istemediğini gösteriyor.

Ancak mevcut finansal koşullarda yalnızca vergi teşvikleri yeterli olmayabilir. Çünkü bugün iş dünyasının temel sorunu vergi değil, krediye erişim. Firmalar yatırım yapmayı değil, mevcut faaliyetlerini çevirmeyi önceliklendiriyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde ekonomi yönetiminin en büyük sınavı, enflasyonla mücadeleyi sürdürürken reel sektörde oluşabilecek tahribatı sınırlamak olacak.

Sonuç olarak butlan kararı sonrası oluşan yeni siyasi ve finansal atmosfer, Türkiye ekonomisinde zaten zor ilerleyen normalleşme sürecini daha da kırılgan hale getirdi. Piyasalar artık yeniden aynı soruya odaklandılar. Türkiye yüksek faiz döneminden gerçekten çıkabilecek mi? Yoksa sanayici ve iş dünyası için bu dönem 2027’ye kadar sürecek yeni bir normale mi dönüşecek?

Servet Yıldırım’ın yazısı