Şu anda yaşadığımız çağın adı; dijitokrasi… Veri kutsanıyor, algoritma yüceltiliyor ama insan unutuluyor. Sistem işliyor görünüyor ama işleyen sadece yazılım, işlemeyen ise sorumluluk. YZ her şeye cevap veriyor ama hiçbir sorumluluk almıyor. Kimileri bu duruma “algoritrokrasi” de diyor.
Biliriz ki insanı dışarda bırakan sistemler, sadece veri üretir ama değer üretmez. Bunu ilerleme sanıyoruz. Bilelim; YZ çalışırsa değil, insan unutursa tehlikelidir. Veriyi yücelttik, değeri küçülttük. Kod yazdık ama karakter yazmayı unuttuk. Dijitokrasi sorumluluğu değil, raporu önemser.
Çalışan sistem, düzeltilmemiş bir ahlakı, sonsuza dek olmasa da uzun süre gizleyebilir. YZ çok güçlüdür; ancak yönlendirilmemişse, tarafsızlığın maskesiyle hatayı normalleştirir. Sistem çalışıyorsa sorun yok sanılır. Soru şudur: Sistem kimi dışarda bıraktı? Kimi dijital köle, bağımlı yaptı?