Şeref Oğuz: Para sahibi olman edebini terk etmeyi gerektirmez

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Kartal, sinek avlamaz. Hadsizi uyarmayınca, zulmü artar, yaptığını kendine hak olarak görmeye başlar. Haddini bilmeyene susmak, bağırarak cevap vermekten daha etkili olabilir.

Cehalet, giderilebilirdir… Öğretirsin; geçer. Ama cehlinden dahi habersiz hadsiz için dur durak yoktur ve hiperenflasyonun çürüttüğü iş ahlakı içinde böylelerinin hem sayısı hem de cüreti artıyor ne yazık ki… Tanrı sizi had bilmez yöneticilerden, ortaklardan, bakanından, bakmayanından korusun…

Krizleri bahane edip imkânı olduğu halde borcunu ödemeyen veya taahhüdünü yerine getirmeyenlere dair şikâyetler çoğalıyor. Piyasa şartlarını bahane edip anlaşmalarını çiğnemek, verdiği krediyi geri çağırmak veya benzeri ‘ahlak ve etik dışı’ davranışlar, bindiği dalı kesmektir.

Fakat temel sorun, iş etiğinin ‘yavaşlattığı’, etik olmayan rakipler karşısında ‘rekabet dezavantajı’ oluşturduğu ve ‘masraflı’ olduğu yargısıdır. Öyle ya bir yandan vergini ödeyecek, çalışanını soymayacak ve müşterini kazılmayacaksın. Para sahibi olman edebini terk etmeyi gerektirmez.

Hele bakın ki enflasyonun bu düzeyi ve piyasaların gergin olduğu ortamda, iş etiği ve ‘vicdanın’ sözü edilmeyecek ‘zor zamanlar’ içinde olduğumuz iddiasında olanlarımızın sayısı artıyor. Serbest piyasa, kural tanımazlık boyutuyla kriz doğurur, vahşileşir, çözdüğünden daha fazla sorun çıkarır bizlere…

Şeref Oğuz’un yazısı