Şeref Oğuz: Hayat bir işletim sistemine dönüştü ama bu sisteme kimse 'yedekleme' yapmadı.

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Hayat gerçekten durur mu?

Evet. Çünkü hayatı “sadece dijital akışa” bağladık. Yazışmalar, siparişler, ödemeler, sözleşmeler, tanıklıklar, dostluklar, hatta duygular… Her şey zorunlu olarak dijital platformlara yüklenmişti.

Alternatifimiz var mı?

Eğer iletişim sadece tek kanaldan yürüyorsa; risk de tek kanaldan gelir. Geriye dönüş, yedekleme, analog akıl, yüz yüze temas, fiziksel altyapı… Tüm bunlar nostalji değil, aynı zamanda sistem direnci.

Hayat bir işletim sistemine dönüştü, ama bu sisteme kimse “yedekleme” yapmadı. Şarjı bitince duran cihazlar gibi, hayatımız da durdu. Her şey çalıştığı sürece konforluyuz. Ama ya sistem sustuğunda? Yaşamın yedeği, kriz anlarında anlaşılır. Ve şunu öğrendik: Her şeyi dijitale emanet etmesen iyi olur.

Şeref Oğuz’un yazısı