Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK, bu yılın ikinci çeyrek büyüme rakamlarını açıkladı. Çeyrek bazda yüzde 1,1 ve yıllık bazda yüzde 2,3 büyümüşüz. Fert başına milli gelir ise 18 bin 103 dolar olmuş. Ülke milli gelirimiz ise 1 trilyon 700 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiş. Yıllık büyüme, piyasa beklentisinin altında kalıvermiş.
Benim merak ettiğim; fert başına gelirin 18 bin doları aştığı söylemindeki rakam. Daha kesin rakam verirsek; 18 bin 103 dolar. Tabii ki bu rakamlar, kibar söylemiyle “bastırılmış” kur ile hesaplandı. Şayet enflasyon kıyısında yüzdürülmüş dolar üzerinden hesaplandığında yıllık milli gelir 1 trilyon 150 milyar dolar.
Gelelim fert başıma düşen 18 bin 103 dolara… Hormonlu kur yerine daha gerçekçi kurdan hesaplar isek 13 bin 611 dolar oluyor. Ben şimdi meraktayım; üst gelir grubu ülkeler arasına girdiğimizi haykıran ekonomi yönetimi; fert başıma düşen 18,103 dolarım nerede ve neden ben bunu hissedemiyorum?
Türkiye, son 24 çeyrektir art arda büyüyor ama kime büyüyor? Gelir dağılımını bozarak büyüyor. İçimizde yaşayan 17 milyon civarında olduğunu tahmin ettiğim bir Belçika nüfusu kadar kesim büyüyor. Üst gelir grubuna mensup kesim büyüyor, fakir fukara ise giderek daha da fakirleşerek…
Enflasyonun etkisi mi?
Elbette ama tamamını enflasyon olgusu ile açıklayamayız. Emeğin milli gelirden aldığı payı sürekli küçülten politikalar, zengini daha zengin yapan tercihler ve dar gelirliyi ihmal eden yaklaşımlar…
Gelir dağılım düzelir mi?
Şu anda değil fakat seçim sandığı ufukta görüldüğünde, dezavantajlı kesimlere kaynak aktarılacağı kesin. Asgari ücret, emekli aylıkları, katsayı, taban fiyat, KOBİ kredileri üzerinden bir düzelme gelir.