2024 yılında, Türkiye’nin emeklileri artan yaşam maliyetleri ve ekonomik belirsizliklerle karşı karşıya… Asgari ücret ve çalışanların maaşlarında görülen artışların aksine, emeklilerin aylıkları, mali zorlukları giderecek seviyede değil. Şu anda birçoğu, ay sonunu getirmekte zorlanırken, 7 bin 500 liralık en düşük emekli maaşına gelecek olan mütevazı zam ile emekli, açlık sınırı altında yaşamını sürdürmeye çalışacak. Önceki yıllarda emeklilere yapılan zam vaatleri, mevcut ekonomik koşullarda yetersiz kalmış durumda. Emekliler, yaşam standartlarını iyileştirecek, yıllarca ödedikleri primlerin karşılığını yansıtacak adil bir gelir artışı bekliyor. Onların talepleri, sadaka değil, hak ettikleri bir yaşam standardına ulaşmak. Emeklilik, bir toplumun tecrübe ve bilgi birikimini temsil eder ve emekliler, enerjilerini topluma adadıktan sonra kenara atılabilecek “sosyal atıklar” olarak görülmemelidir.