Şeref Oğuz: Çin'in Türkiye ilgisi altında ne var?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bu ülke ile dış ticaretimizde dev açık veriyoruz. Öyle ki 1 ihracata karşılık 10 ithalat söz konusu… Ayrıca Çin, lojistikten gıdaya, panelden elektroniğe, makine, tekstile dek pek çok alanda, kamu kapitalizmi ve finansal gücüyle sektörlerimizi zora sokuyor. Ekonomi yönetimi de onları koruyor.

Ne mi demek istiyorum? Anlatayım; Atlantik etrafında, güvenliğini NATO’dan, ekonomisini de Avrupa Birliği ile İngiltere ve ABD’den alan eski dünya, hızlıca bu gücünü Pasifik etrafındaki ülkelere terk ediyor. Beklenti; şu anda 2’nci büyük ekonomi olan Çin’in, 2035’te liderliğe çıkıp ABD’yi geçmesi…

Türkiye, 65 yıldır Batı dünyası kıyılarında “kabul” bekliyor, tam üyelikten hala dışlanıyor, dili yeşil eli karbon siyahı AB, giderek dışlayıcı iklim kulübüne dönüşüyor. Shakespeare’in sonesindeki gibi; “Sevgilim o kadar geç oldu ki cevabın, ne sorduğumu unuttum.” AB böyle de ABD farklı mı? Değil…

Oysa yeni dünya Avrasya’da şekilleniyor ve RCEP anlaşması ile dünyanın en büyük ekonomik ittifakı, giderek güç kazanıyor. Eski dünya ile yeni dünya arasında Araf’ta kalmış gibiyiz ve yakın gelecekte bir tercihe zorlanacağız. Çin’in Türkiye ilgisini kullanıp, uzun soluklu çıkarlarımızı şekillendirmeliyiz.

Şeref Oğuz’un yazısı