İleride bugünlere dönüp baktığımızda 2020, iktidarın Türkiye’yi hızla karanlığa sürüklediği ve hak temelli dünya düzeninden koparttığı yıllar arasında yer alacak. Yerel mahkemelerin anayasa mahkemesi kararlarını tanımadığı, anayasada bağlayıcı olan AİHM kararlarının iktidarı bağlamadığı bir yıl olarak tarihe geçecek. Üstelik tüm bunlar Saray eşrafının ‘hukukta ve ekonomide reform‘ iddialarının dile geldiği döneme denk gelirken…
Anayasaya uymamak bir hukuki seçenek değildir, bir siyasi tercihtir. AİHM kararlarını uygulamamak bir hukuki seçenek, bir hukuki tercih değildir; tam olarak bir siyasi tercihtir. Üstelik bu siyasi tercih aynı zamanda, kurucusu ve 72 yıldır tam üyesi olduğumuz Avrupa Konseyi’nden vazgeçmektir.