Adil yargılama yapmadıkları düşüncesiyle bu mahkemeleri [Özel Yetkili Mahkemeler] kapatması, şimdi hükümet açısından yalnızca siyasi ve hukuki değil, vicdani bir yükümlülüğü de beraberinde getiriyor. Madem bu mahkemelerde sanık sandalyesinde oturan insanlar adil yargılanmamıştır, madem ciddi hak ihlalleri yaşanmıştır, o zaman hükümet bu adaletsizlikleri giderecek, telafi edecek adımları da atmak zorundadır. Hükümetin bu alandaki hareketsizliği bu ülkede adalet duygusunu daha fazla rencide etmekten başka bir sonuç yaratmayacaktır. Kendisine ad olarak benimsediği iki kavramdan biri adalet olan bir partinin adını hak etmek gibi bir sınavı da var tabii.