Geçmişte Türkiye’nin dış politikadaki en önemli başarısı bütün cephelerde çıkarlarını geliştirebilme becerisini sergileyebilmesindeydi.
Hem ABD ve AB eksenli Batı dünyası hem de Rusya ve bölge ülkeleriyle ilişkilerin iyi götürüleceği çok yönlülük, Türkiye’nin geleneksel dış politikasının esas çizgisidir. Türkiye’nin uluslararası bir yalnızlığa girip, yalnızca tek bir güç merkezine dayanması, o cephe karşısında da pazarlık kartlarını ciddi bir şekilde zayıflatır. Önemli olan, Türkiye’nin uluslararası alanda bütün zeminlere sağlam basabilmesidir.
Batı ile ilişkilerdeki gerileme, ne yazık ki dış politikanın bu temel dengesini sakatlıyor.
Bu bağlam içinde bakıldığında, Başbakan Yıldırım’ın Washington ziyareti ilişkilerde en azından bir normalleşmenin başlangıcına vesile olursa olumlu bir sonuçla kapanmış olacaktır.