Durumun ne kadar sıkıntılı bir seyre girdiğini göstermek bakımından bir kıyaslama daha yapalım. 15 Mart Pazartesi günü vefat sayısı 63 olarak açıklanmıştı. Tam iki hafta sonra, önceki gün 24 saat içindeki vefat sayısı 154’e çıkmıştır. Neredeyse iki buçuk kat artmıştır. İkinci dalgada günlük en yüksek kayıp sayısı 23 Aralık tarihinde 259 olarak duyurulmuştu.
Vefat sayılarındaki artışın kafa karıştıran bir yönü aşıların etkisiyle ilgilidir. 65 yaş ve üstü kesimin büyük bir bölümünün aşı olması, vefatlar bu yaş kümesinde daha yüksek oranlarda görüldüğü için, salgının muhtemel bir yeni dalgasının daha az kayıpla atlatılacağı yolundaki tahminlere zemin oluşturmuştu.
Buna karşılık, dikkat çektiğimiz gibi vakalarla birlikte son iki hafta içinde kayıplar da yükselişe geçmiştir. Son dönemdeki kayıpların hangi yaş kümelerinde daha çok ortaya çıktığını bilmiyoruz. Bunun nedeni Sağlık Bakanlığı’nın uzun bir zamandır bu bilgileri toplumla paylaşmaktan kaçınmasıdır.
Aşı gerçekten etkili olduysa, ölümlerin bu takdirde 65 altı yaş guruplarında daha çok görüldüğü gibi bir sonuca ulaşacağız. Gerek aşının etkisini anlamak, gerek kümeler arasındaki dağılımı görmek bakımından bakanlığın şeffaf bir politikaya yönelmesi elzemdir.