CHP’nin talebi olan anayasa hükmüne göre “mecburi ara seçim” için TBMM’deki boş sandalye sayısının 30 olması gerekiyor. Ama şu anda 7. Bu durumda ara seçim istemek ve kabul edilmemesi halinde de AKP’yi “anayasanın gereğini yapmamakla” eleştirmek hayli sıkıntılı. 7 boş milletvekilliği için ara seçime gitmek ya da gitmemek sayısal çoğunluğun karar vereceği bir tercih.
22 CHP’li milletvekilini istifa ettirerek ara seçime zorlamak ise TBMM’deki sayısal çoğunluk nedeniyle imkânsız. Sonuç alınmayacak hamlelerin Erdoğan’a her zaman yaradığını da bilmek gerekiyor.
Ara seçim ile seçimlerin tekrarlanmasını karıştırmak da sıkıntılı. Erdoğan’ın milletvekili olmasının önünü Deniz Baykal açtı. Öyle demokrasinin gereği olarak da değil. AKP içinde iktidar mücadelesinin yaşanması ihtimali için. YSK’nin iptal ettiği Siirt seçimleri yeniden yapıldı. Burada ara seçim yok. Sadece aynı adaylar yerine farklı bir adayın, yani Erdoğan’ın, listede yer alması için zorlanan mevzuat var. 2019 Haziran ayında tekrarlanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi gibi. Orada aynı adaylarla gitme zorunluluğu vardı farklı olarak.
Bu saatten sonra muhalefetin blok olarak bir araya gelerek yapacağı en akıllı politik hamle, seçimlerin zamanında yapılacağını açıklamak ve bunda ısrarcı olmaktır. Böylece hukuki ve demokratik olmayan yollardan “muhalefetin kazanacak” adayının önünün kesilmesine aynı şekilde AKP’nin “kazanacak” adayını devre dışı bırakarak yanıt verilmiş olur…