Sedat Bozkurt: Anayasasız hukuk devleti!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bir önceki Adalet Bakanımız sürekli Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu söylerdi. O gittiğinden bu yana, söylem itibarıyla de olsa, hukuk devleti dillendirilmez oldu. Anketlere göre, ülkenin en önemli sorunu ekonomi ama en çok konuşulan ve tartışılan meselesi hukuk.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin değiştirilemez nitelikleri arasında bulunmasına karşın, bir hukuk devleti olmadığı gerçeği uzun zamandır tartışma dışı. Anayasanın var olup olmadığı da konuya göre değişiyor. Bu da anayasa olmadığının en somut göstergesi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu durumu çok samimi ve doğru bir biçimde geçtiğimiz günlerde, “Anayasa artık işlevini yitirdi” diyerek açıkladı. 

Hukuk devletinde kurumlar esastır, bunun böyle olması normal denilebilir. Ama hukuk devletlerinde öyle. YSK’nın kararlarının denetim dışı olması hukuki açıdan sıkıntılıdır. Anayasal bir yargı denetimi olsaydı, 2017 referandumu ve Erdoğan’ın 3’üncü kez adaylığı, üye yapısına ve kimler tarafından atandığına bakılmaksızın denetlenebilseydi, ret edilebilirdi.

YSK kararlarını “ayet” düzeyinde tartışılmaz hale getirmek demokratik olmadığı gibi hukuki de değildir. Burada önemli olan denetlemeyi yapacak kurumdur. Bunun da ilk derece mahkemeleri olamayacağı açıktır.

Mutlak butlan kararında olduğu gibi, YSK’nin tescil ettiği bir kararı yargı ortadan kaldırırsa ne olur? Anayasa Mahkemesi’nin kararları uygulanmadığı zaman ne oluyorsa aynısı oluyor. Tartışma ortada kalıyor, çünkü hukuk devleti değiliz ve “işlevini” yitirmiş bir anayasamız var.

Sedat Bozkurt’un yazısı