Şebnem Korur Fincancı: Bu şiddet neden bu kadar sürekli?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yine bir okul saldırısı. Yine bir kadın cinayeti. Yine “Gerekli inceleme başlatıldı” cümlesi. Haberler değişiyor gibi görünüyor ama aslında aynı hikayeyi tekrar tekrar izliyoruz. Her seferinde faili konuşuyoruz, motivasyonu tartışıyoruz, birkaç gün öfkelenip sonra unutuyoruz. Oysa asıl soruyu sormuyoruz: Bu şiddet neden bu kadar sürekli?

Bu sorunun cevabı, tek tek bireylerin öfkesinde ya da “psikolojik sorunlarında” değil. Daha derinde, görünmeyen ama etkisi çok somut olan bir yerde: Yapısal şiddette.

Johan Galtung’ın tanımladığı anlamıyla yapısal şiddet, insanların hayatını doğrudan hedef almayan ama onları sistematik olarak zarar görebilir hale getiren düzeneklerdir. Yani ortada bir bıçak ya da silah olmayabilir; ama eşitsizlikler, güvencesizlik, cezasızlık ve ihmal, en az fiziksel şiddet kadar yıkıcı sonuçlar üretir. Bugün yaşadığımız tablo tam da budur.

Okullarda yaşanan saldırılar, kadınların sistematik olarak öldürülmesi ve ardından gelen etkisiz soruşturmalar, birbirinden kopuk olaylar değil. Bunlar aynı yapının farklı yüzleri.

Belki de artık daha zor bir soruya yönelmenin zamanı gelmiştir: Bu düzen böyle devam ederken, neden olmasın? Çünkü sorun yalnızca bireylerde değil; bireyleri böyle davranmaya iten, sonra da koruyamayan bir yapının içinde yaşıyoruz. O halde bu yapıyı bozma zamanıdır!

Şebnem Korur Fincancı’nın yazısı