Saygı Öztürk: Katrilyonluk yolsuzluk dosyaları

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bazı olayları çabuk unutuyoruz. Neyse ki bu konuları takip eden, hatırlatanlar da oluyor. “Ne oldu peki o dosyalar?” denildiğinde, “Ne dosyası?” diyorsunuz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin AKP dönemine ilişkin katrilyonluk yolsuzluk dosyası, savcılığa verileceği aşamada yani Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığı döneminde 34 dosyaya el konuldu. Bakanlığa yöneltilen ısrarlı sorular üzerine “5’i işleme konulmadı, 29 dosya hakkında herhangi bir işlem yapılmadı” denildi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın 3 katrilyon lirayı bulan 45 yolsuzluk dosyası da işlemsiz bekliyor. 

Bu dosyaların üstünü kapatmak, dikkat dağıtmak için, “Belediyede aranan PKK’lı teröristler çalıştırılıyor” denildi. Ama hiçbir zaman o PKK’lıların isimleri, gereğinin yapılması için belediyenin ısrarlı taleplerine rağmen gönderilmedi.

***

İçişleri Bakanının o dosyalara el koydurma yetkisi yok. O dosyalarda, AKP dönemine ait somut ihale, imar yolsuzlukları, vakıflara-derneklere aktarılan paralar var. Belediye araçlarının kimlerin emrine usulsüz tahsis edildiğinin belgeleri var. Sadece birinde 106 milyon dolar aktarılmış. Bunların resmileşip işlem yapılmasını istemedikleri için dosyalara el konuluyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı döneminde Murat Kurum’un kapatılmasını sağladığı olaylar da var. Bir İBB yetkilisi, “Örneğin usulsüz bir biçimde yaptırılan Beykoz’daki özel okula el koymayıp savcılığa suç duyurusunda bulunmuştuk. Ama Murat Kurum hemen oradan imar geçirdi. Bazı tespitlerimiz var. 85 milyar dolarlık bir rant vurgunu da var. İstanbul’a ihanet ettiğimiz dediğimiz projede biz 130 tanesini incelettik. Yaratılan rant 85 milyar dolardı. Fakat ne yapılıyor? Bu gün itibariyle sadece bu dosyalar bekletiliyor. Çünkü işlem yapınca öncekiler gibi ya el koyacaklar ya da savcılıklarda kapanacak. O yüzden bunlar bekletiliyor.”

Saygı Öztürk’ün yazısı