Savcılık Gezi'nin peşini bırakmıyor: Davadaki 'özel atama' ne anlama geliyor?

CANAN COŞKUN

canancoskun2@gmail.com 

@canancoskun

Gezi Parkı eylemleri nedeniyle 2017 yılından bu yana tutuklu yargılanan Osman Kavala ile Beşiktaş’ın taraftar grubu çArşı üyelerinin yargılandığı davaya İstanbul başsavcılığı tarafından ‘özel’ bir atama yapıldı. Başsavcılık, 8 Ekim’de yapılacak duruşma öncesinde İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde Gezi Parkı davasının beraat kararına itiraz eden savcı Edip Şahiner’i görevlendirdi. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz’ın 22 Eylül tarihli yazısında savcı Edip Şahiner’in İstanbul 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki görevinin yanı sıra İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde Beşiktaş’ın taraftar grubu çArşı grubu üyelerinin davasıyla birleştirilen Gezi Parkı davasında da görevlendirildiği belirtildi. 

Peki, başsavcılığın Edip Şahiner ile ilgili ek görevlendirmesi ne anlama geliyor? Bu sorunun yanıtı için Şahiner’in Gezi Parkı davasındaki işlemlerini hatırlayalım.

Yeni heyetle birlikte göreve başladı

İş insanı Osman Kavala, mimar Mücella Yapıcı, şehir plancı Tayfun Kahraman, avukat Can Atalay, tiyatro oyuncuları Memet Ali Alabora ve Pınar Öğün, gazeteci Can Dündar, film yapımcısı Çiğdem Mater Utku’nun aralarında bulunduğu 16 kişi, Gezi Parkı eylemlerimi organize ve finanse ettiği iddiasıyla İstanbul 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde 24 Haziran 2019’da yargılanmaya başlamıştı. Mahkeme başkanı Mahmut Başbuğ, Osman Kavala’nın ev hapsiyle tahliye edilmesi gerektiğine yönelik muhalefet şerhi koyduktan sonra Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararnamesiyle aynı mahkemenin diğer heyetinin başkanlığına getirilmişti. Bu karar sonucunda davanın 8 Ekim 2019’da yapılan üçüncü duruşmasında mahkeme başkanı Galip Mehmet Perk olmuştu. Mahkemenin yalnızca hakimleri değiştirilmemiş, duruşma savcısı da Edip Şahiner olmuştu. 

Esas hakkındaki mütalaayı hazırladı

Aynı zamanda Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu savcılarından olan Şahiner, dava kapsamında esas hakkındaki mütalaayı da hazırlamıştı. Şahiner, davanın tek tutuklu sanığı Kavala ile Yiğit Aksakoğlu ve Mücella Yapıcı’nın ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’ suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapsini talep etmişti. Diğer sanıkların da bu suçun işlenmesine yardımcı oldukları gerekçesiyle 15 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını istemişti. 

Beraat kararına itiraz etti

Dava, 18 Şubat 2020’de Kavala, Yapıcı, Atalay, Kahraman, Hakan Altınay, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekçi, Çiğdem Mater Utku ve Mine Özerden’in beraatiyle sonuçlanmıştı. Ancak savcı Edip Şahiner, karara itiraz etmiş, dosya istinaf mahkemesine taşınmıştı. İstinaf mahkemesi 22 Ocak’ta beraat kararlarını bozmuş, dosya İstanbul 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne geri dönmüştü. 

Bu defa mahkemenin başkanı Kavala’nın ev hapsi şartıyla tahliye edilmesi gerektiğini belirten başkan Mahmut Başbuğ idi. Başbuğ, Şubat ayında Kavala’nın Henri Barkey ile birlikte yargılandığı darbe davasının Gezi Parkı davasıyla birleştirilmesine onay vermişti.

Beşiktaş’ın taraftar grubu çArşı davasında yargılanan 35 kişi hakkında Aralık 2015’te verilen beraat karar ise 28 Nisan’da bozulmuştu. Kararı bozan Yargıtay, dosyanın Gezi Parkı davasıyla birleşmesine hükmetmişti. Hakim Başbuğ, söz konusu hükümle ilgili 15 Haziran’da çArşı davasının görüldüğü İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazarak dosyaların birleştirilmesini önermişti. Ardından 28 Temmuz’da bu mahkemeye geçici olarak atanan Başbuğ, kendi talebini yerinde bularak birleştirmeye onay vermişti. Bu karar ile birlikte Gezi Parkı davası çArşı davası ile birleşerek İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşınmıştı.