SEÇİL TÜRESAY
secilturesay@diken.com.tr
CHP’nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu’nun cumartesi günü Üsküdar’da düzenlediği son mitingin çıkışında “Her şey çok güzel olacak” diye bağıranlara “Oldu bile” diye yanıt veriyordu diğerleri. Miting 17.00 gibi bitti. Üzerinden 24 saatten biraz fazla süre geçti ve “Oldu bile” diyenleri doğrulayan açıklama rakibini tebrik eden AKP’nin adayı Binali Yıldırım’dan geldi…

Saatleri geri sararsak İmamoğlu’nun Sanayi Mahallesi’ndeki seçim koordinasyon merkezi, yenilenen seçimde sandıkların kapanmasına bir saat kala hınca hınç doluydu. Yerli-yabancı 425 basın mensubunun akreditasyon talebi 125’e indirilmişti. Çin Haber Ajansı’ndan AFP’ye, BBC’den Norveç TV’ye çok sayıda yabancı ve yerli kuruluşun temsilcilerinden oluşan basın ordusu içerideydi. Basın mensuplarının yanısıra gönüllülük esasına dayalı çalışarak veri girişi yapan 130 genç, kampanya sürecinde çalışan partililer ve İstanbul Gönüllüleri’yle birlikte 330-340 kişi çalışıyordu seçim günü koordinasyon merkezinde.
Veri alan gençlerden biri şehir planlamacısı olduğunu, 31 Mart’ta da görev yaptığını, zor bir iş olduğunu ancak değdiğini söyledi. Tükenip sıradan karton bardaklar gelene kadar basına ayrılan ‘dar bölümün’ çevresinde olduğu gibi bardaklarda da “Her şey çok güzel olacak” yazıyordu.
‘Çok soğukkanlıdır‘
Salonda görüntü alacak arkadaşlar ‘mevzilenmeye’ çalışırken, kürsüde mikrofonları ayarlamak için de bir hazırlık vardı. Önce meslektaşım Özlem Gürses geçti mikrofonların arkasına, “Benim boyum Ekrem beyden uzun sanırım” dedi. Sonra partide görevli olanlardan biri geçti o da, “Benimki de kısa” dedi. Neyse bir şekilde mikrofonlara ‘boy ayarı çekildi’.
Salonda hummalı hazırlık sürerken gözüme İmamoğlu’nun her konuşmasının sunuculuğunu yapan, Beylikdüzü’ndeki belediye başkanlığı döneminden yol arkadaşı Taner Çetin ilişti. Çetin, İmamoğlu’nun her zaman kendilerinden daha sakin olduğunu belirterek, “Çok soğukkanlıdır. Beylikdüzü’nde de ne zaman işin içinden çıkamasak o sakinleştirirdi bizi. Bugün de ben ondan daha heyecanlıyım” dedi.
Yüzlerce mekanda konuşma yapan İmamoğlu’na her konuşma öncesinde ‘ses tellerini zinde tutmak, nemlendirmek’ için 20–25 dakika buhar verildiğini ve iki adet de pastil kullandığını belirten Çetin, İmamoğlu’nun sesinin nasıl gür çıktığının sırrını da açıklamış oldu.
Saatler 16.56’yı gösterirken çay ocağında çalışanlardan biri, “Ekrem ağabey geliyor” diye bağırdı ve bir dakika sonra İmamoğlu çalışanların alkışları arasında içeri girip, arka tarafa geçti. Yanında, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, milletvekilleri Özgür Özel, Erdoğan Toprak, İbrahim Kaboğlu, Bülent Tezcan, İzmir ve Adana belediye başkanlarının aralarında bulunduğu isimlerin olduğu bilgisi geldi. ‘Trafiğin yoğun olduğu’ o bölüme başka isimler de girip çıkıyordu.
Merakla sonuçlar beklenirken İmamoğlu ve yanındakilere bol bol çay gitti. Çayları taşıyan görevli ‘Karadeniz’in evladı’ İmamoğlu’nun çayı şekersiz içtiğini söyledi; serinlemeleri için ise karpuz ve elma taşındı tepsi tepsi.

Görevliler ve basın mensupları da unutulmamış; kıymalı patates yemeği, pilav ve tulumba tatlısında oluşan menü hazırlanmıştı. Tek sorun kalabalık ve aşırı sıcaktı. Sağdan sola koşuşturan teknik sorumlular canlı yayın araçlarının bir kısmının jeneratörü olmaması nedeniyle koordinasyon merkezinden elektrik kullandığını belirterek, “Klimaları açamıyoruz. Ekrem bey konuşurken kesinti olur diye çekiniyoruz” dedi. Başta her zaman yükü ağır olan kameraman ve foto muhabirleri olmak üzere herkes kan ter içindeydi.
Yemek yerken yanına tesadüfen oturduğum muhtarlardan sorumlu il başkan yardımcısı Mustafa Özer, sonuçlar açıklanmaya başlanmadan, ‘muhtarların İmamoğlu’na gösterdiği teveccühün’ kazanacağının sinyallerinden biri olduğunu söyledi. Ve, devam etti: “Şile’de 31 Mart öncesinde miting yaptık 2-3 bin kişi vardı; bu kez alan insan almadı. Muhtarlarla buluşmasına da bu sefer her ilçeden geçen seferkine oranla çok daha fazla muhtar geldi.”
Duvarlar el yazısı mesajlarla doluydu
Bir ara alt kata indim; görevlilere ayrılan katın duvarları İstanbulluların mesajlarıyla bezenmişti. Yüzlerce mesaj arasında, “Ekrem ağabey her şey çok güzel olacak” yazan da vardı. “Seni Seviyorum” yazan da; “Sen varsın biz varız; daha yükseklere çıkacağından eminiz” diye geleceğe dair umudunu paylaşan Kaya ailesinin mesajı da.
El yazısıyla yollanan mesajlar arasında en dikkat çekici olanlarından biri, “Vegan felsefe; tüm hayvanlar yaşam hakkına sahip değil midir başkanım” yazanıydı.
Tekrar yukarı döndüğümde seçim yasağı sürmesine rağmen sandıklardan gelen ve orada yüzleri güldüren sonuçlar dolaşıyordu dilden dile! Sonra seçim yasağı kalktı; ilk veriler açıklanmaya başladı ve, bir anda alkış-kıyamet koptu İmamoğlu ve görevlilerin olduğu arka bölümden.
‘Güzel Günler Göreceğiz‘ şarkısını bu kez ‘CHP korosu’ söylüyordu
Saat 19:20’de, 31 Mart’ta kendisinin kazandığını sayım bitmeden duyuran rakibi Binali Yıldırım, İmamoğlu’nun kazandığını duyurunca, seçim koordinasyon merkezinden şu dizeler yükseldi:
Çocuklar inanın; inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz
Güzel günler göreceğiz güneşli günler
Nazım Hikmet’in şiirinin Edip Akbayram’ın sesinden dinlemeye alışık olduğumuz ‘Güzel Günler Göreceğiz‘ şarkısını bu kez ‘CHP korosu’ söylüyordu. O sırada aylardır belki çoğu gün uykusuz çalışan partililer ve gönüllüler birbirlerine sarılarak kutluyor, bazıları selfie çekerek bu anı ölümsüzleştiriyordu. Onlarca kişi ‘ver beş’ yaparak tarihi zaferi kutladı. Ve, kendisinin dediğine göre sokakta İstanbulluların, ‘halamın oğlu, dayımın oğlu’ diye seslenip akrabadan saydığı İmamoğlu, “Her şey çok güzel olacak” haykırışları eşliğinde kürsüye çıktı. Tabii, yüzlerce cep telefonu da aynı anda onu görüntülemek için havaya kaldırıldı!
İmamoğlu’nun kazandığı netleşmeden önce bu seçimin önemine ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’u kaybetmek istemediğine ilişkin bir anons çeken BBC muhabiri, “Yenisini hazırlamam lazım” diyerek sessiz bir yere gitti.
Her zaman olduğu gibi 16 milyonun başkanı olacağını söyleyen İmamoğlu dedesinin şiar edindiği, “Oğlum makamın büyüdükçe boynun bükülsün” sözünün peşinden gideceğinin de bir kez daha altını çizdi.
Türkiye yeni bir lider kazandı
Nisan ayında yaptığı 18 günlük belediye başkanlığına kaldığı yerden devam edecek olan İmamoğlu, konuşurken bir İstanbul gönüllüsü hüngür hüngür ağlıyordu. Sevinçten ağladığını söyleyen gönüllüye, “En çok hangi yanını seviyorsunuz” diye sorduğumda, “Gerçekliğini, rol yapmamasını…” yanıtını verdi. CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Muradiye Şit de ‘kendisi gibi, halkın çocuğu olduğu için kazandığını’ vurgulayarak ağlayan gönüllüyle aynı hissiyatı paylaştığını dile getirdi.
Üç yıldır İmamoğlu’yla çalıştığını anlatan bilgisayar mühendisi Mehmet bey, çiçeği burnunda başkanı ‘inanılmaz samimi, herkesin hakkını teslim eden biri’ olarak niteledi. Ve, “Aslında biz onu Beylikdüzü’nden beri İstanbul’a hazırlıyorduk. Şimdi onu da aştı Türkiye yeni bir lider kazandı” dedi.
Asıl hukuk mücadelesi şimdi başladı
CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu hukuk ve demokrasi görevinin asıl yarın başlayacağına vurgu yaptı. Ordu’da yaşananlarla ilgili İmamoğlu’nun önüne hukuki bir engel çıkıp çıkmayacağına ilişkin soruya ise “Öyle bir kaygım yok” diyerek yanıt verdi.
Eşi Dilek İmamoğlu tebrikleri kabul ederek erken ayrıldı binadan; Ekrem İmamoğlu konuşması bitince bir süre arka tarafta dinlendi.
Veri kaydı yapanları tek tek kucakladı
‘İçeriden aldığım bilgiye göre’ veri alan gençlerin hepsini tek tek kucaklayarak onlara teşekkür etti ve binadan ‘merdivenlerde ezilme tehlikesi geçirerek’ ayrıldı.
İçerideki coşku dışarıya da yansımıştı. İmamoğlu, Beylikdüzü’ne gitmek için aracına binmeye çalışırken kapıda bekleyen yüzlerce İstanbullu, “Her şey çok güzel olacak” diye bağırarak onu uğurladı.
‘Gelecekteki cumhurbaşkanı’
Kapıda Trabzon’dan gelen iki ‘memleketlisi’ vardı. Genç kızların biri onun ‘ülkede değişimin başlangıcı olduğunu’ söyledi. Arkadaşı ise 25 yıl sonra İstanbul’un el değiştirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Riva’dan, plajdan geldiklerini söyleyen bir grup genç, “Abla biz haberi alınca parmak arası terliklerle atladık geldik. Yakında oturuyoruz kutlamak istedik. Çok mutluyuz” dedi. Kimi aracıyla turluyor, kimi de binanın önünde seçim şarkılarını söylüyordu.
Orta yaşlı bir seçmen, çocuklarının geleceğinin garanti altına alındığını hissettiğini söylerken, Sarıyer’den geldiğini söyleyen ve binanın önüne doğru koşan bir teyze, “Kızım artık ona ‘Bu ülkenin gelecekteki cumhurbaşkanı’ diyebiliriz” dedi.
İzlenimleri yazmak için metro istasyonuna doğru yürürken kulak misafiri olduğum görevliler çok yorulduklarını ancak değdiğini söylüyordu; İstanbullu ise 25 yıl sonra belediyenin CHP’ye geçmesini gecenin ilerleyen saatlerine kadar kutlamaya kararlıydı.

Ürün fiyatları patladı
Bir miting öncesinde seçim otobüsünün peşinden koşarak, “Ekrem ağabey, her şey çok güzel olacak” diye bağıran Berkay Gezgin’in belirlediği seçim kampanyasının sloganını içeren ürünlerin fiyatı ise İmamoğlu seçilince ikiye katlanmıştı. Üsküdar’daki mitingde 10 lira olan ‘Her şey çok güzel olacak’ yazılı tişörtlerin fiyatı 20 lira olmuştu.
Metroda karşılaştığım, koordinasyon merkezinin çağrı merkezi çalışanlarından biri, “Ekrem beyin en sevdiğim yanı cesareti” dedi.
Norveçli gazetecinin ‘teşhis’i
Norveç TV’nin üç yıldır Türkiye’de yaşayan muhabiri Sidsel Wold da İmamoğlu’nun çok güzel bir kampanya yürütttüğünü belirterek, “Çok kapsayıcı bir dili var; kimseyi dışlamadı. Bence kazanmasında en önemli etkenlerin başında bu geliyor. CHP son dönemde çok şey öğrendi” dedi. Ve, ‘Erdoğan’ın yanlış hesap yaparak Türk siyasetinde yeni bir yıldız, bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde kendisine rakip yarattığını’ söyledi.
İmamoğlu, Beylikdüzü’ne doğru yola çıkarken bir de yeni haber vardı; kampanya süreci bittiğine göre ‘kutlama şarkısı yoldaydı’.