Sancar'dan muhalefete: Kumpaslar kuran iktidara asla inanmayın

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Meclis’te partisinin grup toplantısında konuştu. Sancar, “İktidarın politikalarına bakarak karamsar olmaya gerek yok” dedi.

Ekonomik gidişata değinen Sancar, “Ortada bir çöküş var ve halkı enkaz altında bırakmaya azmetmiş iktidar var” ifadelerini kullandı. 

Yeni yılın ilk dakikalarında gelen zamlara tepki gösteren Sancar, “Gündüzleri bol bol hamaset, geceleri ise kararname ile halkın cebine pusu kurmak var. Gün ışığında hayâ satan sözlerine değil, gece karanlığında yaptıklarına bakın. En nihayetinde karanlıktan beslenen bir zihniyet ile karşı karşıyayız” sözleriyle iktidara yüklendi. 

Sancar, BBP lideri Mustafa Destici’nin et fiyatlarındaki artışı değerlendirirken söylediği “Ben kasaba gidip 100 liralık et almıyorum. Gidip kuzuyu kestiriyorum” sözlerine tepki gösterdi. Destici’yi “Ufacık ortak” olarak nitelendiren HDP lideri, “Bildiği tek şey bize sataşmak. Koyun alıp kesmekten bahsediyor. Utanmazlığa bakın!” dedi. 

‘Halka kurulmuş tezgah’

Çalışan ve emekli maaşlarına yapılan zamların, henüz ödenmeden geri alındığını dile getiren Sancar, iktidarın halkın cebine darbe yaptığını söyledi. Temel gıdaların lüks tüketim haline getirildiğini dile getirerek,  “Halkın sofrasından, ekmeğinden, aşından, cebinden aldıklarını yandaşa, savaşa ve saraya aktaracaklar. Ortada halka kurulmuş büyük bir tezgâh var” dedi. 

Kayyım tartışması

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik teftiş ve kayyım tartışmalarına değinen Sancar, partisinin belediyelerine de kayyım atandığını hatırlattı. HDP’li belediyelere kayyım atandığında yeteri kadar tepki verilmemiş olmamasını eleştirerek, “İlk kayyım atandığında yeteri kadar tepki verilmediği gerçekliğiyle yüzleşebilirsek, telafi edecek yolları buluruz” dedi. 

‘Bahçeli Kürt halkına ne verdi?’

Sancar, Diyarbakır’da valilik ve kayyım yönetimindeki büyükşehir belediyesi tarafından MHP lideri Devlet Bahçeli adına hatıra ormanı hazırlanmasını sert sözlerle eleştirdi. Sancar, “Bahçeli Kürt halkına ne verdi? Her gün Kürt halkına hakaret eden, nefreti körükleyen söylemden başka ne yaptı” ifadelerini kullandı.

İktidar değişikliği ile kayyımların görevlerinden alınacağını belirten Sancar, kayyım görevi alanların ‘özgürlük ormanlarında’ fidan dikme ile görevlendirileceklerini söyledi. Konuşmasının bir bölümünde Kürtçe konuşan Sancar, “Amed ya me ye (Amed bizimdir)” dedi. 

‘Esas savunma meydanlarda’

HDP’ye yönelik kapatma davasına da değinen Sancar, hukuk ofislerinin yazılı savunma yapacağını, ancak esas savunmayı meydanlarda yapacaklarını belirtti. 

Sancar, iktidarın kaos planlarına başvurabileceğini savunarak, HDP İzmir il örgütü binasına düzenlenen ve Deniz Poyraz’ın öldürüldüğü saldırının da bunun parçası olduğunu belirtti. Ortak tepki çağrısı yapan Sancar, şöyle konuştu: “İktidar kaos planlarına başvuracaktır. İktidarın için de ve devletin içinde kaos planlarından medet umanlar oyunlarını sürdüreceklerdir. Deniz Poyraz yoldaşımızı katletme olayı buydu, o cinayet kumpas planlarının bir parçasıydı. Demokratik tepkiyi sergileyebildiğimiz için durdurduk. Bahçelievler ilçe binamıza saldırı da yeni bir yoklamadır. Halka korku salarak ve kaos havası yaratarak halkın iradesini teslim alma hesaplarının bir provasıdır. Bunlara ve bundan sonra girişimlere hep birlikte net tepki göstermek zorundayız.”

Sancar’ın grup toplantısında yaptığı konuşmadan öne çıkan başlıklar şöyle: 

“Ekonomik krizi sözü artık yaşananları açıklamaya yetmiyor. Ortada çöküş var, yaşam mücadelesi var. 

Daha zamlı maaşlar halkın cebine yansımadan iktidar zamlar ve operasyonlar çöktü. Vermeden alıyorlar, aldıklarıyla da yetinmiyorlar cepte kalanları da gasp etmeye çalışıyorlar. Halkın mutfağına, tenceresine, sofrasına darbe yapan bir iktidarla karşı karşıyayız.

Elektrik, doğalgaz, akaryakıt, temel gıdalar, iğneden ipliğe bir insanın yaşamı için zorunlu olarak tüketmesi gereken her şeye yüzde 1000 ve daha yukarıda zamlar yapıldı. Temel gıdaların 250 gramdan sonrası lüks tüketim haline getirildi!

Halkın sofrasından, ekmeğinden, aşından, cebinden aldıklarını yandaşa, savaşa ve saraya aktaracaklar. Ortada halka kurulmuş büyük bir tezgâh var.

Demokrasi, adalet, özgürlük isteyen herkes sesini çıkarmalı. Aysel yoldaşımızı ölüme mahkûm etmek isteyen bir zihniyet var, Aysel Tuğluk derhal serbest bırakılmalı.

İstanbul ve diğer büyükşehir belediyelerini de gasp etme yoklamaları yapmaktadır bu iktidar. Zemin yoklamaktadır. Direnç yoklamaktadır. Eğer, hatırlatmak istemem ama bu ülkede ilk belediye kayyım atandığında tereddütsüz demokrasiden yana en ufak derdi olan çevreler ortak irade koyabilseydi, iktidar bugün kayyım operasyonlarını hazırlayacak kirli oyunlara başvuramazdı.

İktidar kaos planlarına başvuracaktır. İktidarın için de ve devletin içinde kaos planlarından medet umanlar oyunlarını sürdüreceklerdir. Deniz Poyraz yoldaşımızı katletme olayı buydu, o cinayet kumpas planlarının bir parçasıydı. Demokratik tepkiyi sergileyebildiğimiz için durdurduk. Bahçelievler ilçe binamıza saldırı da yeni bir yoklamadır. Halka korku salarak ve kaos havası yaratarak halkın iradesini teslim alma hesaplarının bir provasıdır. Bunlara ve bundan sonra girişimlere hep birlikte net tepki göstermek zorundayız.

Diyarbakır halkının kaynaklarını talan etmekle kalmıyorsunuz, kültürüne, kimliğine saldırıları hızla sürdürüyoruz. En son bir hatıra ormanı kuracaklarmış, adı da Devlet Bahçeli hatıra ormanı olacakmış. Bu Diyarbakır halkının kimliğine, onuruna saldırılarda pervasızlığın son örneği. Devlet Bahçeli, Diyarbakır halkına ne verdi? Bu kayyımları bu iktidarla birlikte göndereceğiz.

O kayyımları ormanlarda fidan dikmekle göndereceğiz. Kayyım uygulamalarının hepsini utanç müzesi kurarak sergileyeceğiz.

Her türlü hırsızlığı yapıyorlar. Bu iktidar kayyım uygulamalarıyla halkın iradesini çaldıktan sonra halkın hem kaynaklarını hem değerlerini gasp etme hakkını kendinde görüyor. Diyarbakır halkı sesleniyor. Diyarbakır bizimdir diyor. 

Savaş politikalarına karşı çıkmak zorundayız. Tekrar tekrar hatırlatmada bulunmak istiyoruz. Bu iktidarın ayrıştırma oyunlarına gelmeyin, yeni yalanlar, kumpaslar, insanlık hikâyelerin üzerine kirli kumpaslar kuran bu iktidara asla inanmayın.

Hiç kimsenin bahaneler üretmeye, gerekçeler yaratmaya lüksü yoktur. Gelin hep birlikte irademizi birleştirelim ve bu düzeni değiştirelim.”