Sami Kohen: Türkiye IŞİD karşısında “proaktif” yerine, ihtiyatlı ve çekingen

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Acaba rehineler meselesi olmasaydı, Ankara Cidde’deki ortak bildiriyi imzalar, yani IŞİD’e karşı askeri bir harekâta katılma taahhüdünde bulunur muydu?

Ankara’nın bu konuda tereddüt içinde olmasına yol açan başka faktörler de var tabii.

Bazı analistler iktidarın Obama’nın planına pek sıcak bakmadığı, Türkiye’yi cihatçılarla savaşta karşı cephede aktif olarak görmek istemediği kanısındalar. Bu görüşe göre AK Parti tabanında da böyle bir isteksizlik var. Ayracı marjinal da olsalar, halk arasında radikalizme sempatiyle bakanlar da mevcut…

Bir de tabii, IŞİD’in Türkiye ile artık komşu durumuna geldiği, örgütün ülke içinde de bir tehdit oluşturabileceği endişeleri var.

Bu ve buna benzer faktörler, Türkiye’yi IŞİD karşısında “proaktif” yerine, ihtiyatlı ve çekingen davranmaya itiyor olabilir. Ama kuşkusuz asıl sebep, 49 rehinenin hayatı için duyulan derin kaygıdır.

Cidde’deki “jest” onları hemen özgürlüğe kavuşturmasa da en azından hayatta kalmalarını sağlıyor.

Sami Kohen’in yazısı