Kırım olayı, Putin Rusya’sının kendisini şimdi 10-15 yıl önceki Rusya’dan çok daha güçlü hissettiğini, artan özgüveni ile kendi hedeflerine ulaşmak için Batı’ya meydan okuyabildiğini gösteriyor. Bu yeni ve son derece önemli bir gelişmedir.
Bütün mesele Putin’in gerçekten Kırım’la yetinip (Ukrayna başta olmak üzere) diğer komşularıyla barış ve huzur içinde yaşamak mı istediği, yoksa nostaljik ve “büyüklük” duygularıyla yayılmacı eylemlere girişmeyi mi amaçladığıdır.
Şu anda birçok çevrede ikinci şık daha olası görülüyor ve bu yönde kaygılar dile getiriliyor.
Putin’in son konuşmasında Ukrayna örneğinde verdiği teminatın inandırıcı olması, pratikte izleyeceği politikaya bağlı.