Salih Tuna: Şebelek müstağriplerin 'Atatürk'ü, Can'cıkla birlikte çoktaaan attaya gitti

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

FETÖ muhibbi ve darbe teşvikçisi iddiasıyla tutuklananlardan Ahmet Altan’a çok üzülüyorum. Hele hele… “Atatürk’ü tutuyor noktasına geldim” demiş ya, inanın felaket üzüldüm. (FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan gazetecilerle görüşen CHP’li vekillerin hazırladığı raporda mezkur ifadesi yer alıyor.)

Üzüldüm; çünkü, “Atakürt” şeklinde çıkış yapan bir insan evladının, hepi topu üç – dört ay içerde yatmakla, mahut noktaya gelmesi, çözülmenin hazin ifadesinden başka bir şey değildir.

Üzüldüm; çünkü, elde viski bardağı ayaklarını masaya uzatmış vaziyette poz vererek, “çoluk çocuğu bırakın; ne konuşacaksanız benimle konuşun” diyerek “devlete” meydan okuduktan sonra böyle konuşmak çok acıklıdır. (Çoluk çocuk dediği Mehmet Baransu bile kaç kat daha fazla süre içerde yattığı halde böyle konuşmadı.)

Üzüldüm; çünkü, “vatanı bir kadın memesine satarım” demekten, “mevzubahis vatansa gerisi teferruattır” diyen Atatürk’ü tutuyor noktasına gelmek, evrilmek falan değildir; düpedüz psikolojik çöküştür.

Benim bildiğim şudur: Artık bu ülkede Can’cığın “Mustafa”sı iş görmez; kimsecikler beyhude “mesajlar” çekmesin.

Teleolojik körlükle Batılılaşma ile Çağdaşlaşmayı tefrik edemeyen sömürge aydınlarının ve emperyalizme kuyruk sallayan şebelek müstağriplerin “Atatürk”ü, Can’cıkla birlikte çoktaaan attaya gitti.

Salih Tuna’nun yazısı