Bazıları sanki Türkiye’de hiç askeri darbe yaşanmamış, hiç darbe girişimi olmamış, demokrasi on yıllarca askeri vesayet altında kalmamış gibi konuşuyor.
Üstü örtülmeye çalışılan asıl gerçek bugün Türkiye’de verilmekte olan mücadelenin “hükümet–cemaat kavgası” değil demokrasiyi yıkmaya çalışanlarla ayakta tutmaya çalışanlar arasındaki mücadele olduğu gerçeği.
Yürüyen kavga esas olarak şu soru ekseninde sürüyor: Türkiye özgürlüklere, insan haklarına, hukuk devletine, yargı ve medya bağımsızlığına sahip çıkanların güçbirliğiyle demokrasiye sahip çıkmayı ve aldığı darbeleri onarmayı başaracak mıdır, yoksa Tayyip Erdoğan öncülüğünde bir muhaberat devleti olmaya, otokratik bir rejim altına girmeye doğru mu gidecek?
AB normlarında bir demokrasi mi olacağız, yoksa Ortadoğu normlarında bir otokrasi mi?