Sağlık Notları: Vaka artışındaki tehlike… BioNTech aşısında son durum ne? Aşıda sıra çocuklara gelecek mi?

ALİ İHSAN NERGİZ*

Vaka artışları Türkiye’deki sağlık sistemi üzerindeki yükü daha ada ağırlaştırabilir. Türkiye’nin BioNTech, dünyanın Astra Zeneca aşısıyla sınavı ne durumda? Aşılamada çocuklar ve hamileler hangi aşamada?

Sağlık alanında geçen haftanın kaydadeğer gelişmelerini derledik.

Vaka sayıları bir haftada 1,5 katına çıktı

Türkiye’de günlük koronavirüs vaka sayıları hızla artış göstermeye devam ediyor. 14 ile 21 Mart arasında 15 binden 20 bine çıkan vaka sayıları 27 Mart’ta 30 binin üzerine yükseldi.

Büyük ölçüde ülke genelindeki normalleşmeyle açıklanabilecek bu artış tüm dünyadaki üçüncü dalga endişesiyle paralel seyrediyor. Bu hızda seyredecek artış sağlık sistemi üzerinde daha ağır bir yük oluşturabilir.

Türkiye’ye 1.4 milyon BioNTech aşısı

Pfizer ve BioNTech firmaları tarafından geliştirilen koronavirüs aşısının uzun süredir beklenen ilk Türkiye teslimatı geçen hafta 5 bin 800 doz olarak yapılmış ve güvenlik testleri başlanmıştı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 24 Mart’ta 1,4 Milyon dozluk teslimatın daha gerçekleştiğini duyurdu. Bakan cuma günü yaptığı basın açıklamasında güvenlik testlerin tamamlandıktan sonra önümüzdeki hafta sırası gelen vatandaşlara aşının uygulanacağını söyledi. Basın açıklamasında ayrıca aşı üretimi arttıkça daha fazla BioNTech aşısının geleceği ve Türkiye için aşı teminatı açısından sorun olmadığı paylaşıldı.

Bununla birlikte aşı tedariği tüm ülkeler için genel bir sorun ve Türkiye’deki aşılama oranları son günlerde belirgin bir artış göstermekte zorlanıyor. Birinci doz aşısını olan kişi sayısı henüz yüzde 10 düzeyini aşabilmiş değil. 

Astra Zeneca aşısında eski tarihli veri

Oxford Üniversitesi ve Astra Zeneca firması tarafından geliştirilen koronavirüs aşısıyla ilgili sorunlar ve tartışmalar bir süredir devam ediyor. Çeşitli Avrupa ülkeleri pıhtılaşma dahil çeşitli yan etkilerine dair endişeler sebebiyle aşının kullanımını durdurmuştu. Dünya Sağlık Örgütü’nün “Aşının faydaları risklerine ağır basıyor” demesinin ardından aşılamalar devam etti. 

Astra Zeneca aşısı bu hafta gündeme ABD’deki çalışma sonuçlarıyla oturdu. Firmanın 22 Mart’ta basın açıklamasıyla paylaştığı etkinlik verilerinin aslında en güncel verilere dayanmadığı ortaya çıktı. Tartışmaların ardından şimdi firmanın yeni bir açıklama yapması bekleniyor. Aşı henüz ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nden (FDA) onay alabilmiş değil. 

Brezilya’da sağlık sistemi çöküyor

Brezilya geçtiğimiz günlerde en yüksek günlük yeni vaka sayılarını bildirdi. Günlük vaka sayıları 100 bine ulaşırken vefat eden kişi sayısı da 3 bin düzeyindeydi. Dolu yoğun bakım yatakları ve bulaşıcılığı daha yüksek varyant sebebiyle sağlık sistemi ağır bir yük altında. Pandemiden ABDden sonra dünyada en fazla etkilenen ülke Brezilya’da bu etkinin sosyal yaşam ve politik hayata etkileri de hayli fazla. 

Dünya Tüberküloz Günü

Her yıl 24 Mart tarihinde anılan Dünya Tüberküloz Günü’nde bu sene Dünya Sağlık Örgütü çarpıcı veriler açıkladı.

Hala en önemli ölüm sebeplerinden tüberküloz enfeksiyonu tespit edildiği takdirde etkin antibiyotiklerle tedavi edilebiliyor. Ancak pandeminin etkisiyle 2020 yılında 2019’a kıyasla tedavi alanların sayısı yüzde 20 oranında düştü. Bu da yaklaşık olarak 1,4 milyon insana denk geliyor. Bu etkilenmenin en fazla görüldüğü ülkeler ise ekonomik olarak daha dezavantajlı bölgelerde yer alan Endonezya, Günay Afrika, Filipinler ve Hindistan oldu. Bu verilere benzer şekilde 18 Mart tarihinde 2020 yılındaki gelişmelerin tüberküloz ile mücadelede 12 yıllık bir kayba yol açtığı açıklanmıştı. 

Koronavirüs aşıları çocuklarda deneniyor

Şimdiye kadar elimizdeki koronavirüs aşı etkinlik verileri yetişkin popülasyona ait olduğundan çocuklarda ne kadar etkili olacağı hakkında pek fazla bilgimiz yok. Firmaların yeni hedefi ise ilk çalışmalarda kapsama alınmayan çeşitli gruplarda çalışmalar yaparak bu konudaki bilgi eksikliğini gidermek.

16 Mart tarihinde Moderna’nın ilk pediatrik denemelerini başlattığını duyurmasının ardından Pfizer ve Sinovac’tan da bu yönde açıklamalar geldi. Pfizer firması 16 yaşın altındaki çocuklarda klinik denemelere başladığını duyururken Sinovac ellerindeki verilerin aşının üç ila 17 yaşındaki çocuklarda da etkili olduğunu gösterdiğini ve verileri düzenleyici kuruma ilettiklerini paylaştı.

Bu çalışmalardan olumlu sonuçlar gelmesi durumunda erişkin aşılamaları bittikten sonra çocuklar için de aşı uygulamalarını görebiliriz.

Hamile kadınlar Covid-19 antikorlarını çocuklarına geçiriyor

Çocuklar gibi başlangıçtaki aşı denemelerinde dışarıda bırakılan diğer bir grup da hamile kadınlardı. 25 Mart tarihinde yayınlanan bir çalışmanın bulguları aşının hamile kadınlarda etkili ve güvenli olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda çalışmada hamile kadınların ve emziren annelerin vücutlarındaki Covid-19 antikorlarını plasenta ve emzirme yoluyla çocuklarına geçirdiğine yönelik bulgular da mevcut.

Tek bir çalışmayla bu konuda kesin bir yargıya ulaşmak mümkün olmamakla birlikte bir süredir yapılan çalışmalar ve uzman görüşü de aşıların gebe kadınlar için güvenli olduğu yönünde. Bununla birlikte antikorların bebeklere anneden aktarımı ve bunun etkileriyle ilgili daha çok çalışmaya ihtiyaç bulunmakta.

Afrika ülkelerine aşı tedariğinde sorunlar

Son zamanlarda aşı tedariğiyle ilgili sorunlara karşı ülkelerin aldığı sert tedbirlere şahit olduk. Avrupa ülkeleri ile Britanya arasında yaşanan ve hala süren gerginliklerin ardından bu hafta da dünyanın en büyük aşı tedarikçisi Hindistan, Astra Zeneca aşısının ihracatını bir süreliğine durdurduğunu açıkladı. Hindistan’da artış gösteren vakalar sebebiyle ‘geçici’ olarak alındığı söylenen bu kararın ne kadar süreyle etkili olacağı henüz bilinmiyor. 

COVAX yani ‘COVID aşılarının adil paylaşımı için küresel plan’ içerisinde Afrika ülkelerine aşı tedariğinin en büyük ayağı Hindistan Serum Enstitüsü. Astra Zeneca aşıları hem daha ucuz olması hem de saklama koşullarının zorlayıcı olmaması sebebiyle bu ‘adil’ paylaşım planı içerisinde önemli yer tutuyor. Tüm tedariğin planlandığı gibi gerçekleşmesi durumunda dahi tedarik sağlanan ülkelerde yüzde 20 oranında bir kapsayıcılık sağlanabilecek. Bu tarz engeller ise bu sürecin daha da uzamasına sebep oluyor. Bunun kabul edilemez olduğu sürekli olarak dile getirilse de zengin Batı ülkeleri tüm nüfuslarını aşılayıp ‘artan aşılar‘ı bağışlamadığı sürece bir değişiklik olması beklenmiyor.

*Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde intörn hekim (6’ncı sınıf öğrencisi); İstanbul Tabip Odası Halk Sağlığı Komisyonu ve Halk Sağlığı Uzmanları Derneği üyesi