ALİ İHSAN NERGİZ
aihsannergiz@gmail.com
@aihsannergiz
İklim krizi hayatımızı, sağlığımızı ve çevremizi yok etmeye devam ediyor. Ülkenin dört bir tarafı alevlere teslim olmuş vaziyette. Dünyanın farklı köşelerinde de tablo farklı değil. Tüm bunlar olurken corona virüs pandemisi de seyrine devam ediyor.
İşte haftanın sağlık gündeminden derlediğimiz önemli gelişmeler:
Doğanın korkunç yıkımı
Gündelik yaşamı tehdit edecek kadar yükselen sıcaklıklar ve değişen iklimin yıkıcı etkileri doğal ortamların yok olmasına sebep oluyor. Son bir haftada hem Türkiye hem de dünyanın farklı köşelerinden üzücü yangın haberleriyle karşı karşıyayız. Yangınların sebeplerine dair kesinleşmeyen çeşitli iddialar bulunsa da mevcut hava şartlarının yangınların büyümesindeki rolü inkar edilemez.
Halihazırda büyük hasar almış canlı yaşam ve ekolojik sistem geri dönülemez noktalara varmak üzere. Tüm bunlar olurken devletlerin iklim krizini görmezden gelmesi, gerekli önemi vermemesi geleceğe dair daha korkunç tahminlerin oluşmasına yol açmakta. Yakın zamanda açıklanması beklenen Birleşmiş Milletler raporunun erken verileri, iklim krizinin derinliğinin düşündüğümüzden de kötü olduğunu gösteriyor. Pandemiden daha önemli ve daha acil ele alınması gereken bu küresel sorun, gelecekteki etkilerini düşünmemize fırsat vermeden şimdiden yaşamımızı çeşitli şekillerde tehdit etmekte.
Bakan Koca: Vakaların çoğu aşısız
28 Temmuz’daki bilim kurulu toplantısının ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca uzun süredir beklenen birtakım verileri açıkladı. Buna göre şu an aktif vakaların yüzde 87’sini, hastaneden yatanların ise yüzde 95’ini aşısız kişiler oluşturuyor. Vakalarda artış görülse de bakana göre şu an yeniden kısıtlamalara ihtiyaç duyulacak bir tablo yok.
Vaka sayıları artsa da hastaneye yatışlar ve ölümlerin düşük seviyelerde seyretmesi, bu açıklamalarla birlikte biraz da olsa içimizi rahatlatıyor. Aşıların ne kadar etkili olduğunu gösteren bu verilerin daha detaylı bir şekilde paylaşımı, aşılara olan talebi arttırabilecek etkiye sahip. Bu da bizi pandemi yönünde daha güvenli bir konuma getirecektir.
Amerika yeniden maskeli: ‘Savaş değişti’
Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin (CDC), hazirandaki, aşılı olan kişilerin hem açık hem de kapalı alanlarda maske takmasına gerekli olmadığına yönelik açıklaması, tepkilere yol açmıştı. Erken geldiği düşünülen bu kararın ardından CDC şimdi geri adım atarak önerisini, maske takılması yönünde değiştirdi.
Bu hamlede Delta varyantı nedeniyle çok hızlı yükselen vakalar, aşıların yeteri kadar talep görmüyor oluşu ve aşılılarda görülen enfeksiyonların etkili olduğu görülüyor. Washington Post’ta bu hafta yayınlanan CDC’nin iç yazışmaları, durumun düşünülenden daha vahim olduğunu gösteriyor. Belgelerde yer alan şu ifade ise oldukça çarpıcı: ‘The war has changed’ – Savaş değişti
Simone Biles’dan önemli ruh sağlığı mesajı
Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları ilk haftasını geride bıraktı. Ülke artan corona virüs vakalarının pençesindeyken, oyunlar önlemler alınarak mümkün olduğunca az hasarla gerçekleştirilmeye devam ediyor.
Olimpiyatlardan gündeme çıkan önemli bir gelişme, ABD’li yıldız jimnastik sporcusu Simone Biles’ın, takım finallerine katılmama kararıydı. Mental sağlığını gerekçe gösteren Biles’ın açıklamaları, ‘insanüstü performans sergileyen sporcuların da birer insan olduğu ve sağlıklı olma hallerinin daha önemli olması gerektiği’ yönünde güçlü destek topladı. Bu adım, konuşulması bir anlamda tabu olan ruh sağlığının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiş olması nedeniyle takdire değer bir gelişme.
BioNTech’den sıtma aşısı hamlesi
Corona virüs pandemisiyle mücadelede en etkili aşının geliştirilmesini yeni geliştirdikleri mRNA teknolojiyle sağlayan BioNTech firması gözünü diğer enfeksiyonlara çevirmiş durumda.
Pazartesi günü açıklama yapan şirket CEO’su Uğur Şahin, halihazırda HIV ve verem enfeksiyonları üzerine çalıştıklarını, sıtma çalışmalarına da başladıklarını duyurdu. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 500 bin insan sıtma nedeniyle yaşamını yitiriyor. Corona virüs aşısından elde ettikleri yüksek gelir nedeniyle eleştiri oklarının hedefi olan Özlem Türeci ve Uğur Şahin çifti, bu kaynağı diğer önemli hastalıkların önlenmesini hedefleyen bilimsel çalışmalar için kullanacaklarını açıklamıştı.