Selam-Tevhid Örgütü adlandırması dün de yanlıştı, bugün de yanlış. Yaklaşık 15 yıl önce polis, İran çizgisinde İslamcılık yapan bazı kişilerin çıkardığı dergilerin isimlerinden hareketle terör örgütü çıkarmaya kalktı ve hatasından döneceğe benzemiyor.
Uğur Mumcu, Muammer Aksoy gibi aydınları öldürmekten mahkum olanlar doğrudan İran istihbaratının uzantısı olan “Kudüs Ordusu” ya da “Kudüs Savaşçıları” diye bilinen yapıyla alakalıydılar. Günümüzdeki operasyonun da aynı yapıya yönelik olma ihtimali yüksek. Ama “Selam-Tevhid” adında ısrar edince, bu “örgüt”ün torbasına her türden kişiyi doldurmak daha kolay olsa gerek.
Bu soruşturma kapsamında, örneğin çözüm sürecinin önde gelen aktörlerinin teknik takibe alınmış olması, bunu kotaranların “Acem Ergenekonu” dışında başka stratejik hesapları olduğuna işaret ediyor. Ergenekon, Balyoz, Odatv, KCK, Devrimci Karargah gibi davalarda da sık sık alakasız kişilerin bunlara dahil edilmiş olduğunu görmüştük. Bu sefer de tespit edilmiş bazı İran ajanlarından hareketle bir şekilde hükümeti de hedef alacak bir “torba soruşturma” hazırlanmışa benziyor. Dolayısıyla Selam-Tevhid dosyasının 17 ve 25 Aralık yolsuzluk/rüşvet soruşturmalarıyla koordineli olarak hazırlanmış olduğunu düşünebiliriz.,