Ruşen Çakır: Kobani'yi yanlış okuyup, üzerine bir de 'Biji Erdoğan' beklemeyin!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Görüldüğü gibi Kobani direnişiyle birlikte duyar olduğumuz “Biji Obama” sloganının ardında derin komplolar aramak çok anlamlı değil. Kobani’de (IŞ)İD’in kazanmasını istemeyenler, kenti savunan güçlere kim yardım ediyorsa onu alkışlıyorlar. Diğer bir deyişle, 2 ayı aşan (IŞ)İD kuşatmasını sınır boyunda yürekleri ağızlarında izleyen Kürtler pekâlâ “Biji Erdoğan” veya “Biji Davutoğlu” da diyebilirlerdi. Ancak Ankara başından itibaren, gerek (IŞ)İD’i, gerek PYD/YPG’yi, buna bağlı olarak KCK/PKK’yı, ABD’nin öncülük ettiği uluslararası koalisyonu ve nihayet bütün bunlardan hareketle Kobani’yi yanlış okudu.

Bu yanlış okumanın Türkiye’deki çözüm sürecine de, 6-7 Ekim olaylarında gördüğümüz gibi olumsuz etkileri olduğu açık. Örneğin, dün değindiğim gibi hükümet, Kobani konusunda farklı bir tutum izlemiş olsaydı PKK’nın Türkiye’deki silahlı güçlerinin yarım kalan çekilmesi de pekâlâ tamamlanabilirdi. Gelinen noktada çözüm sürecinin ana hedeflerinden olan “PKK’nın silahsızlandırılması”na orta vadede ulaşabilmek mümkün görünmüyor. Hatta tam tersi bir durumla karşı karşıyayız: Suriye ve Irak’taki (IŞ)İD tehdidi, silahlardan arındırılmış değil tam tersine daha iyi silahlandırılmış bir PKK’yı dayatıyor.

Ruşen Çakır’ın yazısı