Gül beklentilerin tamamen tersine, son derece sakin, İngilizce tabirle ‘cool’ bir konuşma yaptı ve salonu dolduran TÜSİAD’çılara şöyle seslendi: “Merak etmeyin, olumsuzlukların hepsi geçicidir. Siyasi gerilimler bizde hep olmuştur. Moralinizi bozmayın. İşinize, gücünüze bakın.”
Konuşmanın ardından sohbet etme imkânı bulduğum bazı TÜSİAD üyeleri şaşkınlık ve hayal kırıklıklarını açıkça ifade ettiler.
Gül’ün Erdoğan ile olan farklılıklarını dile getirmek için en son düşüneceği yerlerden biri de herhâlde bu toplantı olurdu.
Gül TÜSİAD’a Erdoğan’dan katkat fazla ilgi gösteriyor, önem atfediyor olabilir ama eninde sonunda AKP’nin önde gelen kurucularından, ilk hükümetin başkanı ve bu parti milletvekillerinin oylarıyla Çankaya’ya çıkmış muhafazakâr bir siyasetçiden söz ediyoruz.
İçinden çıktığı camia TÜSİAD karşıtı propagandalarla iyice haşır neşirken Gül’ün dünkü toplantıya icabet etmesi bile kendi siyasi geleceği için epey riskliydi. Çünkü eğer siyasi yaşamını sürdürmek istiyorsa sırtını dayaması gereken esas yerin TÜSİAD gibi kurumlar değil de o muhafazakâr camia olduğunu herhâlde Gül çok iyi biliyordur.