Ruşen Çakır: Erdoğan'ın batırma ve çıkarma meraklıları çözüm sürecine zarar vermemeli

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Kürt Siyasi Hareketin’nin (KSH) yıllar boyunca en temel hedefi devlet tarafından muhatap alınmaktı. Yakın dönemde bu hedefe ulaşılınca, ardından bu muhataplığın yasal zemininin inşası talebi öne çıkarıldı. Önceki gün bu sorunun da büyük ölçüde aşılmakta olduğuna tanık olduk. Kuşkusuz bu sürecin tüm vatandaşlara açık bir şekilde yürümesi gerekiyor ancak ana aktörlerin siyasi iktidar ve KSH olduğu da muhakkak. Kuşkusuz herkes bu iki ana aktöre değişik öneriler sunabilir, eleştiriler getirebilir.

Sorunların anası” olan Kürt sorununu çözme noktasında epey ilerleme kateden ve daha da katedeceğe benzeyen Türkiye’nin en büyük handikaplarından birisi Başbakan Erdoğan’ın tüm siyasi olayları, tartışmaları, saflaşmaları vb. tahakküm altına alıyor olması. Bardağın boş tarafına odaklananların çoğunun, Erdoğan’ın bu süreçten daha da güçlenerek çıkma ihtimalinden endişelendiğini görüyorum. Muhakkak ki bu yanlış bir bakış açısı.

Öte yandan onların tam karşısında, aslında Kürt sorununun çözümü gibi bir derdi olmayanların da çokça yer aldığı, kendi ikballerini ona endekslemiş oldukları için bütün dertleri Erdoğan’ın bekası ve güçlenmesi olan bir kalabalık var. Umarım Erdoğan’ı batırma ya da çıkarma meraklısı bu iki grubun kavgası yüzünden çözüm sürecinin başına kötü bir şey gelmez.

Ruşen Çakır’ın yazısı