Ruşen Çakır: 10 Ağustos öncesi Türkiye, Ortadoğu'da bölgesel bir güç olmaya ne kadar yakın?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Başbakan Tayyip Erdoğan, kendisinin cumhurbaşkanı seçilmesi halinde ‘yeni Türkiye ’nin kapılarının ardına kadar aralanacağını söyledi. Bu ‘yeni Türkiye’nin önde gelen hedeflerinden birinin, ülkenin uluslararası planda itibarının artırılması olduğu açık. Bunun da öncelikle bölgede etkili, hatta belirleyici bir güç olmaktan geçtiği muhakkak. Peki 10 Ağustos öncesi Türkiye’nin Ortadoğu’da bölgesel bir güç olmaya ne kadar yakın, ne kadar uzak?

Bir bütün olarak baktığımızda Ankara’nın, bölgenin önde krizlerinden Filistin, Irak ve Suriye konularında eli çok kuvvetli değil; bölgenin önde gelen aktörlerinden İsrail ve Mısır’la ilişkisi yok düzeyde. Geriye bir tek İran kalıyor ki, Ankara ile Tahran’ın Suriye kriziyle birlikte ağır hasar gören ilişkileri rayına oturtabilmeleri, Irak ve Suriye konularında birbirlerine yakın politikalar geliştirebilmeleri çok zor gözüküyor.

Ruşen Çakır’ın yazısı