Rıfat Okçabol: Gençlerin dijital radikalleşmesine yol açan olaylar, hemen her gün yaşanıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İçişleri bakanı, “Çocuklarımızı dijital radikalleşmeden, çeteleşmeden, şiddet kültüründen korumak istiyoruz” deyip “7 Basamaklı Okul Güvenliği Kalkanı”ndan söz ediyor.

Bakanın açıklamasına göre bu kalkan, “Risk ve tehdit analizi, fiziki güvenlik, davranışsal erken uyarı, psikososyal destek, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, kurumlar arası iş birliği ve kriz farkındalığı eğitimi” konularını içeriyor.

Oysa çocuklarımızın dijital radikalleşmesi de, çeteleşmesi de, şiddet kültürünü yaşaması da, ağırlıklı olarak AKP iktidarının karar ve uygulamalarından kaynaklanıyor. İçişleri Bakanı’nın açıklaması, insana bile bile bozuk gıda yedirip ardından mide tedavisine kalkışılmasına benziyor.

AKP tutum değiştirmedikçe (ki değiştirmeyeceği biliniyor), çocuklarımızın dijital radikalleşmesini önlemenin mümkün olamayacağını görmek gerekiyor.

Çünkü ülkemizde gençlerin dijital radikalleşmesine yol açan olaylar, hemen her gün yaşanıyor. İletişim olanakları nedeniyle ortaokul ve lise öğrencileri de yetişkinler gibi neredeyse tüm olaylardan haberdar oluyor ve etkileniyorlar.  

Barışçıl ve demokratik bir biçimde tepkilerini gösteren Gezi Direnişi’nde bulunan gençlere karşı, polisin tazyikli su, gaz, cop ve plastik mermi kullanmasını;

Gezi eylemcilerinin yanında ekmek almaya giden çocuğun bile öldürüldüğünü;

Kayyım rektör atanması üzerine demokratik tepkilerini dile getiren Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) öğrencilerine, polisin acımasız saldırılarını ve onları tutuklamalarını,

Akranlarının aç açına okula gitmesini, MESEM’lerde sömürülmesini ve istismar edilmelerini…

Rıfat Okçabol’un yazısı