Yan yana oturan insanlar konuşup, sohbet etmek yerine ellerinde akıllı telefonlar sosyal medyada dolaşıyor. Başkalarının hayatlarına bakıyor, başkalarının cümlelerini okuyor, başkalarının mutluluğunu izliyor. Bu da tuhaf bir çelişki yaratıyor. Yakındaki uzak, uzaktaki yakın oluyor.
Günümüz iletişimsizliği tam da burada başlıyor.
Kalabalık içinde sessiz kalan insan, oradadır ama yoktur. Katılır ama dahil değildir. Bir süre sonra bu hâl alışkanlığa dönüşür. Kimse sormaz, o da anlatmaz, yavaş yavaş yalnızlık normalleşir. En tehlikelisi de budur. İnsan yalnızlığını fark etmemeye başladığında, ruhunun da yeterince beslenemediğini ve yavaş yavaş hastalanmaya başladığını anlayamaz.