Pelin Cengiz: Bunun adı kamulaştırma değil, apaçık el koyma!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’de kanunlar artık tek bir “torbadan” çıkıyor, kararlar hep “acele” tarafından alınıyor. İstisnai olarak uygulanması gereken acele kamulaştırma sıradan bir uygulamaya dönüştü.

Birkaç yıldır neredeyse her bakanlar kurulu toplantısında alınan kararlarla toplumun ortak kullanım alanları, bireylere ait tarım arazileri, konutlar, her türlü yaşam alanı şirketlere devrediliyor.

Bunun adı kamulaştırma değil, apaçık el koymadır, halkı mülksüzleştirerek şirketlere sermaye transferidir.

Mesele, neresinden bakarsanız bakın acıklı. İktidar, ortaya saçılan tüm yolsuzlukları, ahlaksızlıkları örtbas ederken, ekoloji mücadelesini karalayarak bu alanda emek verenleri yalnızlaştırmaya çalışıyor.

Erdoğan’ın ekoloji mücadelesini iktidarına doğrudan bir tehdit olarak görmesinin altında hukuksuz işlerini, birilerinin ifşa etmesi yatıyor.

Ekoloji krizimiz giderek karmaşıklaşıyor, bununla ancak örgütlenme ve dayanışmayla başa çıkabiliriz. Sendikaların, sivil toplumun ve sol örgütlerin ortak sinerjisine her zamankinden daha çok ihtiyaç var.

Pelin Cengiz’in yazısı