Türkiye uzunca bir süredir ‘özgürlükçü olmayan demokrasi’ ya da ‘yeni otoriter rejim’ denen kategoride yer alıyor. Görüntüde demokratik kurumların bulunduğu ancak işlev görmediği, iktidarın bir elde yoğunlaştığı bir rejim.
Dışarıdan bakıldığında demokrasi. Meclisi, bağımsız olduğu iddiasında bir yargı, canlı ve hareketli bir medya. Hepsi var. Hatta demokrasilere özgü sivil toplum örgütleri, ana prensibi demokrasi olan uluslararası örgütlere üyelik vs. de tastamam. Seçim deseniz en âlâsından, sık sık yapılıyor.
‘Yeni otoriter rejimler’in önlerinde parlak bir gelecek var. Kısa zamanda bu rejimlerin niteliklerini değiştirecek bir dinamik görünmüyor. Aksine, özgürlükler giderek azalacak, içeride bir güvenlik devletine dönüşülecek, dışarıda ise askeri maceralara yatkınlık artacak.