Radikal İslama karşı sert, Putin’le ahbaplığı savunan, Ortadoğu’da Kürtlerin öneminden dem vuran Trump’ın Ortadoğu politikaları Türkiye’ninkilerle uyuşur mu? Clinton’ın aksine, müdahaleci değil içe kapanmacı bir çizgi izlemesi de muhtemel yeni başkanın döneminde Ortadoğu’da yeni iktidar boşlukları doğar mı? ABD’deki Müslümanları ve diğer azınlıkları ne bekliyor?
Bunlar ve daha birçok soruyu aylar, yıllar boyunca tartışacağız. Ancak çıkarılacak bir ders var. Vaziyeti idare etmekten ibaret, dünyanın girdiği iktisadi ve toplumsal krizleri göz ardı eden merkez siyaset her yerde yenilgiye mahkûm.
İşe iyi tarafından bakalım. Mıymıntı merkez sol yerini yeni teknolojilerin üretim ilişkilerine etkisine kafa yoran, sınıfı ve kimlikleri birbirlerini boğdurmadan savunan kararlı ve devrimci yeni bir söyleme bırakmak zorunda.
Krizi fırsata çevirmeli. Trump’ın zaferini bir şok değil bir uyanış çağrısı olarak değerlendirmeli.