Sözleriyle bir devleti bağlayan cumhurbaşkanlığı makamına erişmiş biri hareket ve demeçlerine azami dikkat göstermek mecburiyetindedir. Sayın Erdoğan’ın bu konuda çok titiz olmadığı aşikâr.
Bu devirde kanları laboratuvarda analiz etmekten bahsetmesi Türkiye için son derece aşağılayıcı. Her ne kadar sonradan “Ben kanı bozuk derken ırkçılık yapmadım, kültürümüzdeki bir ifadeydi” diye tevil etmeye çalışsa da söyledikleri yenilir yutulur laf değildir.
Sayın Erdoğan, Cumhuriyet tarihinin gördüğü en gayri ciddi siyasetçi. Bir laubaliler resmi geçidi olan yakın siyasi tarihimizde bu payeye erişmek özel bir çaba gerektirir.
Sayın Erdoğan’ın artık Mas-Kom-Yah piyesinin bir oyuncusu değil 80 milyonluk bir ülkenin cumhurbaşkanı olduğunu hatırlaması şart. Böylesine hareket ve demeçlerle ülkemizi eksantrik otoriter bir üçüncü dünya ülkesi lideri tarafından yönetiliyormuş gibi resmetmesi kabul edilemez.